İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/3580 K.2018/2488

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2011/19-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2017/3580Karar2018/2488Tarih9 Nisan 2018Okuma6 dk · 1.164 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/3580 E., 2018/2488 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.164 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2011/19-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,...'na ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine ... tarafından el konulduğu, söz konusu grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelemeye alındığını, incelemeler neticesinde kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunu, şirket kasasında mevcut açığın, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığını, şirketin ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğünü (hakim ortaklar), resmi kayıtlarda yer

alan şirket ortaklarının ise (figüran ortaklar) göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarını, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından hakim ortaklar lehine verilen umumi vekaletnamelerle şirketin hakim ortaklar tarafından yönetildiği,

şirket yöneticisi konumunda olan kişilerin esasen figüran ortaklar olmakla birlikte şirketin hakim ortakları ile birlikte hareket ettiklerini ve oluşan şirket zararından sorumlu olduklarını, TTK’nin 306. maddesi uyarınca apel yükümlülüğü yerine getirilmemiş iken getirilmiş gibi gösterilmesi usulsüzlüğüne karışarak yönetimi ve denetimi elinde bulundurdukları kişilerin, bu durumu bilen veya bilebilecek durumda olan kişilerin ve bu fiillere iştirak eden, onaylayan, yürüten ve talimat veren, şirket muhasebe, finans ve diğer ilgili departmanlarda görev yapan şirket çalışanlarının şirketin tüm zararlarından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu,

şirket sermaye artırımının 20.03.2003 tarihinde yapılmış olduğunu, bu tarih itibarıyla esasen ödenmemekle birlikte ödenmiş gibi gösterilen apel ödemlerinin bu tarihler itibari ile şirket kasasına girmiş olması gerektiğini,

TTK’nin 140. ve 141. maddeleri uyarınca her bir apel ödemesinin sermaye artırımı tarihlerinden itibaren işleyecek kademeli ticari faizi ile birlikte şirket zararının tanzimini talep etmek zorunluluğunun doğduğunu iddia ederek 20.03.2003 tarihinden beri ödenmeyen toplam 250.000,00 TL apel ödemesinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL'nin şirketin hakim ortaklarının şirketin fiktif apel tahsilatının tamamından sorumlu olduklarının tespiti ile davalıların sorumlu oldukları miktarları belirtilerek belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, şirket ortakları,

yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanları ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, dava konusu için zamanaşımının dolduğunu, davacının temlik alan sıfatıyla aktif husumet ehliyetinin olmadığını, şirketin zararın nereden kaynaklandığını belirtmediğini, iddiaların soyut olduğunu, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 2003 yılı itibariyle defterlerinin incelendiği, 1.000.000.000.000 TL sermaye hesabındaki tutarın raporda derç edilen çeşitli ödemelere ilişkin kayıtlar neticesinde bu hesapta ödenmemiş sermayesinin 750.000.000.000 TL olduğu, 250.000.000.000 TL'lik ödemeye ilişkin de kasa hesabında çeşitli kayıtların atıldığı, 20.03.2003 tarihli kasa hesabında apel tahsilat açıklaması ile 250.000.000.000 TL tutarın kasa hesabına girişinin yapıldığı, kasa hesabının 31.12.2003 itibariyle kasanın 848.710.688.850 yekun ile devrettiğinin anlaşıldığı,

şirketin genel kurulunun hangi tarihte ve ne miktarda sermaye artırımı kararı aldığı, hangi ortakların bu sermaye artırımına ne oranda katıldıkları, taahhüt ettikleri sermaye miktarları (apel borçları), genel kurulun kimleri hangi süre için yönetim kurulu üyesi ve denetçi olarak seçtiği vb. hususlarının ticaret sicili kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edileceği, sermaye artırımı ile ilgili genel kurul kararlarının, ilgili döneme ilişkin yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin kimler olduğunun ve şirketin ticaret sicil kayıtlarının davacı tarafından istenildiği,

davacı tarafından bir kısım belgeler ibraz edilmiş ise de bunların istenilen belgeler olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında açılan davaların takipsiz bırakılıp yenilenmediği gerekçesiyle bu davalılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, temlik alan ... vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı vekili davalı ... ... hakkında verilen red kararını da temyiz etmiş ise de sonradan verdiği 17/03/2016 tarihli dilekçesinde temyizden feragat ettiğini bildirmiş ve vekaletnamesinde de temyizden feragat yetkisinin olduğu anlaşılmış olmakla, anılan davalı yönünden temyizden feragat nedeni ile temlik alan ... vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir. 2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, diğer davalılar yönünden temlik alan ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temlik alan ... vekilinin davalı ... ... yönünden temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temlik alan ... vekilinin diğer davalılara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, diğer davalılara yönelik temlik alan ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 09/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Dava, fiilen ödenmediği halde kayıtlarda ödenmiş gibi gösterilen sermaye borçlarının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, fiilen ödenmeyen apel ödemelerini fiktif olarak ödenmiş gibi göstermiş olmaları nedeni ile oluşan şirket zararından davalıların sorumlu olduklarını iddia etmiştir.

Davacı şirket bir anonim şirket olup, TTK’nun 269. maddesi uyarınca borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle sorumlu bulunup, ortakların sorumluluğu ise taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır.Yine anılan Kanun’un 140. maddesinde her ortağın usulüne uygun tanzim ve imza edilmiş şirket mukavelesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçlu olduğu düzenlenmiştir.Anılan maddeler ile ortakların sermaye borçlarını yerine getirme zorunluluğuna ve sermaye borçlarının ortaklardan tahsili usulüne ilişkin olarak çeşitli maddelerdeki (TTK’nun 405 ve devamı maddeleri gibi) düzenlemeler göz önüne alındığında ortaklar

şirkete karşı sermaye borcunu ödemekle yükümlü olup, bu yükümlülüklerine uymamaları halinde şirkete tazminat isteme hakkı da tanınmıştır.Borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu malvarlığı ile sınırlı bulunan anonim şirketlerin bu nedenle de sermayelerinin 3. kişiler için bir teminat ve şirketin mali gücünün ölçüsü yönünden de önemli bir gösterge niteliğinde olması nedeniyle şirket sermayesinin ödenmiş olması 3. kişilerin haklarını da etkileyen bir husustur.Öte yandan,

bir şirketin devamını sürdürebilmesi ve ticari faaliyette bulunabilmesi için paraya ihtiyacı olduğundan ortakların şirkete karşı olan sermaye borçlarını yerine getirmemelerinin şirketi mutlak şekilde zarara uğrattığının kabulü gerekir.Bu itibarla, ortaklar yönünden şirkete karşı sermaye borcunu ödeme yükümlülüğü mevcut olduğu gibi bu tutarların tahsil edilmemesine rağmen tahsil edilmiş gibi gösterilmesinden dolayı kusursuz olduklarını kanıtlayamamaları halinde yönetim ve denetim kurulu üyeleri de bundan dolayı sorumlu bulunmaktadır.Başka bir deyişle,

apel borçları tahsil edilmediği halde tahsil edilmiş gibi gösterilmiş olması veya geç tahsil edilmesi davacı şirket için bir zarardır.Davalılar arasında gösterilen şirket çalışanları ise şirket ortaklarının ödemekle,

yönetim ve denetim kurulu üyelerinin de tahsilini sağlamakla yükümlü oldukları sermaye borçlarının yasaya aykırı şekilde kayıtlara geçirilmesinden dolayı haksız eylem hükümleri uyarınca sorumlu olduklarından meydana gelen olayda kusurlu olmaları halinde sorumlu tutulmaları mümkündür.Davalılar arasında gösterilen şirket ortağı olarak resmi kayıtlarda görünmemelerine rağmen şirketi fiilen yönettiği iddia edilen kişiler yönünden de davacının bu husustaki iddialarının incelenerek bu kişilerin ortak olmamalarına rağmen şirketi fiilen yönettiklerinin tespiti halinde bunların da somut olayla ilgili olarak haksız eylem hükümleri uyarınca sorumlu

olup olmadıklarının tartışılması gerekmektedir.

O halde mahkemece, apel ödemelerinin yapıldığının ispatı yükünün davalılarda olduğu gözönüne alınarak, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının ortak, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, ortak olmamalarına rağmen şirketi fiilen yönetenler ve şirket çalışanları olan davalılara yönelik iddialarının yukarıda açıklanan yasal hükümler uyarınca incelenerek davalıların meydana gelen zarardaki sorumluluklarının tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir (11. HD. 12.04.2012- E.831/K 5961, 21.11.2013- E. 2012/4050/K. 2013/21038). Tüm bu nedenlerle çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3580, K. 2018/2488, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3580
Karar No
2018/2488
Tarih
9 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2017/3581 K.2018/1501
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/3583 K.2018/2378
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/3584 K.2018/4297
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/3584 K.2018/3887
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/3585 K.2018/3066
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/3586 K.2018/7616

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.