KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/3725 E., 2019/3062 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/06/2015 gün ve 2014/126-2015/379 sayılı kararı onayan Daire'nin 17/04/2017 gün ve 2015/13981 - 2017/2153 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin sadece resmiyette ortağı ve müdürü olduğunu, davalı şirketin gerçekte fiilen sahibi ve kurucusunun dava dışı ... olduğunu, davalı şirketin ...'ın hileli davranışları sonucunda ve muvazaalı olarak müvekkili ve diğer davalı tarafından kurulduğunu, müvekkilinin diğer davalı abisinin baskısı ile davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmak istemiş ise de ... tarafından şirketin borçlarının yapılandırılmasına kefil olmaya zorlandığını,
müvekkilinin şirket müdürü olduğunu dahi bilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkette bulunan hissedarlık ve müdürlük sıfatının geçmişe etkili olarak hissedar ve müdür olduğu tarihten itibaren iptaline ve hiçbir amacı ve faaliyeti bulunmayan şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/3725, K. 2019/3062, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama