İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4119 K.2019/2904

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/02/2017 tarih ve 2014/1047-2017/94 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen…

Esas2017/4119Karar2019/2904Tarih11 Nisan 2019Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/4119 E., 2019/2904 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Nisan 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/02/2017 tarih ve 2014/1047-2017/94 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 09/04/019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ahmet Yazıcı ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Toprakbank A.Ş.'nin, dava dışı kredi borçlusu ve aralarında müvekkilinin de bulunduğu kefiller aleyhine kredi borcunun tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi üzerine borcun kredi kullandıran banka şubesine ödendiğini, durumun takip dosyasına bildirilmemesi ve takibe devam edilmesi sonucu müvekkilinin iki ayrı taşınmazının ihale yoluyla satıldığını, kredi kullandıran bankanın bu krediden dolayı alacağının kalmadığına dair yazı vermesine rağmen takibi devam ettirdiğini, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini,

usulsüz ve haksız icra takibi sonucu taşınmazın icra kanalıyla satılarak müvekkili mal varlığından çıktığını, anılan bankanın davalıyla birleştirildiğini, müvekkili zararının doğduğunu ileri sürerek, 1.000.000 TL maddi zararın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkiline husumet düşmediğini, dava dışı kredi kullandıran Toprakbank A.Ş.'ye TMSF tarafından el konulduğunu, bir çok alacağının temlik alındığını, anılan kredinin de temlik edildiğini, takipte ve menfi tespit davasında TMSF'nin taraf olduğunu, esasen işlemler bittikten sonra müvekkili banka nezdinde birleştirildiğini, TMSF'ye dava açılmasının gerektiğini, menfi tespit dosyasının 2004 yılında karara çıktığını, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, bakiye kredi borcunun olduğunu, davacının kusuru ile taşınmazlarının satıldığını, sonraki ipotekler ve dava dışı Toprakbank A.Ş.'nin diğer alacakları dikkate alındığında taşınmazların satılacağının kesin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacıdan taşınmazların icra satış tarihleri itibariyle toplam 3.249,33 TL alacaklı olduğu, davalı banka davaya konu 175 parselin satışı suretiyle alacağını alma imkanına sahip bulunduğundan bu parselin satışını istemesinde herhangi bir hukuka aykırılığın ya da yanlışlığın bulunmadığı, ancak davalı bankanın satış tarihi itibariyle olan alacağını 175 parselin satışı ile tahsil etmesi mümkün iken aynı zamanda 176 parselin de satışını istemekle hukuka aykırı davrandığından davacı yanın 176 parselin satışından kaynaklı zararından sorumlu olduğu,

zarar miktarının 362.219,89 TL hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 362.219,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalı alacaklının icra takibine devam etmek suretiyle haciz edilen taşınmazların haksız yere satışını yaptırdığı ve böylelikle borçlu davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davalı nezdinde birleştirilen Toprakbank A.Ş. tarafından dava dışı firmaya kredi kullandırılmış, kredi borcunun ödenmemesi sonucu başlatılan takipte bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan davacıya ait iki ayrı taşınmaz haczedilerek bu taşınmazların icra kanalıyla satışı yapılmış, dava dışı firmaya ihalesi gerçekleşmiştir.

Kural olarak, davalı tarafın takibe koymuş olduğu alacağı tamamen ödenmedikçe, başka bir anlatımla bir kısım alacağı kaldığı sürece takibe devam etmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır.

Ancak, davalının takibe konulan alacağının tamamen ödenmesine rağmen taşınmazların satışını istemesi veya tek bir taşınmazın satışının bakiye alacağı karşılayacağı açıkken her ikisinin satışının talep edilmesi halinde, taşınmazların veya tek taşınmazın icra kanalıyla satışından dolayı davacının uğrayacağı zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporlarıyla taşınmazların satışı tarihi itibariyle davalı bankanın davacıdan toplam 3.249,33 TL alacaklı olduğu, yani davalı tarafın takibe koyduğu alacağının tamamen ödenmediği tespit edilmiştir.

Davacıya ait ve satışı gerçekleştirilen taşınmazlar üzerinde davalı bankadan önce T. İş Bankası A.Ş. lehine 40.000,00 TL için birinci derecede ipotek tesis edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 874. maddesi uyarınca “Rehinli taşınmazın satış bedeli, alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır.” Dolayısıyla, taşınmazlar üzerindeki önceki sıradaki ipotek alacaklısının alacağının karşılanıp karşılanmadığının, ipoteğin devam edip etmediğinin tespiti gerekmektedir.

Davalı banka vekilince, dava konusu taşınmazların satışından gelen paradan banka tarafından tahsil edilen bir tutarın olmadığı, davacı borcuna bir mahsup yapılmadığı, banka alacağının devam ettiği savunulduğuna göre, taşınmaz satım bedellerinden birinci sıradaki ipotek alacaklısına ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti, ikinci sıradaki ipotek alacaklısı davalıya varsa kalan miktarların hesaplanması, dolayısıyla tüm ipotek kayıtları araştırılarak davalının alacağının kapatılıp kapatılmadığı, ya da ne kadar kısmının kapatıldığının belirlenmesi, böylece bakiye borcun varlığı tespit edildiğinden, kalan alacağın tek bir taşınmazın satış bedeli ile karşılanıp karşılanamayacağının, yani ikinci taşınmazın satışını istemede davalının kusurlu olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Taşınmazların satışından elde edilen tutarlar davacı borcuna mahsup edilmiş veya davacıya ödemişse davacının iddia ettiği böyle bir zararının ancak taşınmazların satışı tarihi itibariyle doğduğunun kabulü gerekir. Bu zarar da hacizli taşınmazların üzerindeki ipotek gibi diğer takyidatlar da dikkate alınarak icra kanalıyla satışı yapıldığı tarih itibariyle piyasa rayiç bedelleri ile icrada satış bedelleri arasındaki farka göre belirlenecektir. Taşınmazların rayiç değerleri belirlenirken de satış tarihindeki dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerdeki benzer yüzölçümlü taşınmaz satışları da nazara alınmalı, taşınmazların imar planındaki konumu, değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre üstün ve eksik yönlerinin tespiti gerekmektedir.

Bu suretle, mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerindeki birinci derecede yer alan ipoteğin devam edip etmediğinin, taşınmazların satış bedelinden birinci derecedeki ipotek alacaklısının alacağının karşılanıp karşılanmadığının, davalının taşınmazların satışından alabileceği bedelin olup olmadığının araştırılarak, davalı tarafça davacının iki taşınmazının hacziyle satılışında kusurunun bulunup bulunmadığının, yani davalı alacağının karşılanması için ikinci taşınmazın da satışının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi,

davacıya ait bir taşınmazın satışı suretiyle borcun karşılanabileceğinin tespiti halinde, ikinci taşınmazın satılmasında davalının kusurlu olduğunun kabulü ile taşınmazın icrada satış tarihi itibariyle kaydındaki ipotekler ve diğer takyidatlar da dikkate alınarak yukarıda açıklandığı gibi piyasa rayiç değerinin tespiti, icra satış bedeliyle bir farkın olması halinde davacı zararının buna göre tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile yekdiğerine verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4119, K. 2019/2904, 11 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4119
Karar No
2019/2904
Tarih
11 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/4119 K.2019/2256
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/4120 K.2019/3472
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4122 K.2019/8260
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/4123 K.2019/2467
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4124 K.2019/3042
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/4125 K.2019/2836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.