İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4155 K.2019/3962

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/09/2015 gün ve 2012/207-2015/130 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire'nin 08/05/2017 gün ve 2015/15030-2017/2681 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar…

Esas2017/4155Karar2019/3962Tarih21 Mayıs 2019Okuma5 dk · 972 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/4155 E., 2019/3962 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

972 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/09/2015 gün ve 2012/207-2015/130 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire'nin 08/05/2017 gün ve 2015/15030-2017/2681 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davacının eczacılık yaptığı eczaneye gelen paralarını 1997 yılından bu yana davalının ... Şubesinde bulunan 1139308 ve 11406871 no'lu hesaplarına yatırdığını, ancak banka çalışanı olan Remzi Yavuz’un 190 adet sahte işlem yaparak zimmetine geçirdiğini, daha önce ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/26 Esas sayılı dosyasında bu işlemlerden kaynaklı bir kısım alacağın tahsilinin dava edildiğini, yapılan yargılama sonunda 200.000.00 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporlarına göre alacağın 542.105.57 TL olarak hesaplandığını ileri sürerek bakiye 327.200.00 TL’nin 14.11.2008 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.

17.06.2005 günlü ıslah dilekçesiyle 342.102.57 TL’nin dava tarihi olan 04.02.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, 2009/26 E.- 2012/102 K. sayılı dosyada, davacı tarafından davalı banka aleyhine 200.000.00 TL’nin tahsili için dava açıldığı, Ziraat Bankası ...

Şubesi’nde 2008 yılında banka teftiş kurulunca yürütülen idari soruşturma neticesinde servis yetkilisi Remzi Yavuz’un davacıya ait hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının tespit edildiği, bankanın 139.200.00 TL’lik usulsüzlüğü kabul ettiği, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacının toplam alacağının 542.105.57 TL olarak tespit edildiği, mahkemece talebe göre 200.000.00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından temyizi üzerine 17.07.2014 tarih, 2013/17380 E. -2014/13130 K. sayılı ilam ile hükmün düzeltilerek onandığı,

tashihi karar talebinin reddedildiği ve kararın 26.03.2015 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle, 342.102,57 TL’nin ilk dava tarihi olan 04.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.

Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21/05/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava davacının, davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunan parasının, banka çalışanı Remzi Yavuz tarafından zimmetine geçirilmesi nedeniyle, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/26 esas, 2012/102 karar sayı ve 06/09/2012 tarihli kesinleşmiş kararına konu kısmından bakiyesinin, 11.11.2008 ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

2009/26 esas sayılı dosyada, davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydı ile 200.000.00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili istenmiş,

Bilirkişiler kurulunca yapılan inceleme sonucu davacı alacağının 542.105.57 TL olduğu mütalaa edilmiş,

Mahkemece kısmi davanın kabulüne ilişkin 06.09.2012 tarihli kararın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğine ilişkin Dairenin düzelterek onama kararı ile kesinleşmesi üzerine, kalan kısım için eldeki dava açılmıştır.

Eldeki davada da davacı, bakiye alacağın yine ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilinin talep etmiş olup, mahkemenin ilk dava tarihinden itibaren avans faizi ile alacağın tahsiline ilişkin 2012/207 esas, 2015/130 karar sayı ve 29.09.2015 tarihli kararı, Dairece faizin eldeki dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesi ile düzeltilerek onanmıştır.

Davacı vekilinin faizin başlangıç tarihine yönelik karar düzeltme istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilmiş olup, çoğunluk görüşüne katılmak mümkün değildir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde mevduat "yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istenildiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para" olarak tanımlanmış, Yasa'nın 60/1 maddesinde de " kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar" dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin mevduat kabul edemeyeceği düzenlenmiştir.

Mevduatın hukuki niteliğinin usulsüz tevdii mi yoksa ödünç mü olduğu konusu doktrinde tartışmalı olup, Yargıtay uygulamasına göre mevduat sözleşmesi, ödünç ve usulsüz tevdii akdinin unsurlarını içinde barındıran karma ve sui generis bir sözleşme olup niteliğine uygun düştüğü ölçüde Türk Borçlar Kanunu'nu 570 ve 386 maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Gerek usulsüz tevdii, gerekse ödünç sözleşmesinin konusu, önceden verilen para veya misli eşyanın bir müddet saklandıktan sonra geri verilmesidir. Her ikisinin konusu, aynen iade yerine misli iade borcu doğuran para, misli eşya vb. oluşturmaktadır.

Her iki sözleşme türünde de mülkiyet, ödünç alana geçmektedir.Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davacının, davalı banka nezdindeki mevduat hesabından, 10.03.2005-15.08.2008 tarihleri arasında, banke personeli Remzi Yavuz tarafından yapılan işlemlerle bilirkişi raporunda belirlendiği ve mahkemecede benimsendiği üzere 542.105.57 TL zimmete geçirilmiştir. Aralarındaki mevduat sözleşmesi nedeniyle, davalı banka bu parayı istenildiğinde davacıya iade etmek zorundadır.

Davacı miktar bildirmemekle birlikte ... Noterliğinin 11.11.2008 tarih ve 5053 Y no'lu ihtarnamesi ile parasının hesaplanarak iade edilmesini istemiştir.

Asıl davada zimmete geçirilen miktar saptanmış olup, davalı bankanın, davanın reddini istemesi suretiyle mevduat sözleşmesine göre davacıya ait olan bu para miktarınca davalı banka sebebsiz zenginleşmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Yasası'nın 117/2 maddesinde ".... Sebebsiz zenginleşmede, zenginleşmenin gerçekleştiği" tarihte borçlunun temerrüdü gerçekleşeceği"nden, davalı bankanın ayrıca usulüne uygun bir ihtarname ile temerrüde düşürülmesine gerek bulunmamaktadır.

Davacının, ... Noterliğinin 11.11.2008 tarihli bildiriminin tebliğ tarihi itibariyle, davacının parasını iade etmeyen davalı banka sebebsiz zenginleşmiş olup bu tarih itibariyle temerrüde düşmüştür, faiz sorumluluğu doğmuştur.

Davacıya karşı davalı bankanın, TBK 117/2-son maddesinde düzenlenen iyi niyetinden söz edilmesi de mümkün değildir.

Tüm bu açıklamalar karşısında 11.11.2008 tarihli ... Noterliğinin bildirimine rağmen, aralarındaki mevduat ilişkisi nedeniyle davacının parasını iade etmeyen davalı bankanın haksız zenginleştiği, bu tarih itibariyle temerrüdü gerçekleştiğinden, kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle faize ilk dava tarihinden itibaren karar veren yerel mahkeme kararının onanması gerekirken, vaki temyiz üzerine yazılı şekilde faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması isabetli bulunmamaktadır. Davacının karar düzeltme isteminin kabulü yerine yazılı şekilde reddine ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4155, K. 2019/3962, 21 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4155
Karar No
2019/3962
Tarih
21 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4156 K.2019/8566
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4157 K.2019/8522
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4158 K.2019/8564
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4159 K.2019/9309
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4160 K.2019/8528
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4161 K.2019/9306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.