KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/4342 E., 2019/1272 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2019
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/01/2017 tarih ve 2015/779-2017/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunduğunu ve müvekkilince taşıma konusu malın...’e taşınmasının usulüne uygun ve eksiksiz yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından bakiye navlun bedeli ödenmediği için davalıya da bildirildiği üzere gümrük işlemlerinin ve taşınanın teslim yeri olarak anlaşılan fuar alanına tesliminin gerçekleştirilemediğini, bakiye navlun bedelinin tahsil amacıyla başlattıkları icra takibinin de davalının kötüniyetli itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak malı gereken yere teslim etmediğini taşıma işinin anlaşmalarına uygun olarak yapılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, her iki tarafın da inkar etmediği elektronik posta yazışmalarına ve dava dışı Türk Hava Yollarına ait konişmentoya göre teslim yeri...’deki fuar alanı olarak belirtilmiş olmasına rağmen, teslimin belirlenenin aksine fuar alanında gerçekleştirilmediği, belirlenen yerde teslim gerçekleştirilmemekle birlikte taraflar arasında aksine bir anlaşma da olmadığı, 6102 sayılı ...’nın 870/1 maddesine göre navlun bedelinin eşyanın tesliminde ödeneceğinin açıkça düzenlenmesi karşısında davacının ücrete hak kazanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4342, K. 2019/1272, 18 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama