KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/4474 E., 2019/3804 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/12/2014 gün ve 2014/49 - 2014/674 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/04/2017 gün ve 2016/1996 - 2017/1976 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz ile üzerindeki çırçır ve prese fabrikasını 19/10/2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesiyle davalılar ... ve ...'a sattığını, tapu kaydının davalı ...'ın oluruyla diğer davalı ...'nun temsilcisi olduğu Güleroğlu Tic. Teks. Ltd. Şti. adına yapıldığını, gayrimenkul satış sözleşmesinin 3. maddesi gereğince müvekkiline çek keşide edildiğini, ödemelerin bir kısmının yapıldığını, ancak davalıların bakiye 120.000,00 TL'yi müvekkiline ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 120.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri , davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalı şirket yönünden HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan alacak davası olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek bu davayı açmış; davalılardan ... davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı ... Tic. Teks. Ltd. Şti. vekili satış bedelini ödediklerini, davalı ... ise sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuşlardır.
Her ne kadar sözleşmeden önce gayrimenkul 11/09/2006 tarihli resmi senetle davalı şirkete devredilmişse de bu hususa taraflarca 19/10/2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yer verilmiş ve verilmesi gereken çekler alınmadan taşınmazın tapusunun alıcılar adına tescil edildiği ifade edilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde ise satış bedelinin ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmeyi alıcılar olarak davalılar ... ve ... imzalamışlardır.
Bu durumda, davalı gerçek kişilere de husumet düşeceği hususu gözden kaçırılarak mahkemece davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/1996 E. 2017/1976 K. sayılı kararının 1 no.lu bendinin kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4474, K. 2019/3804, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama