KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/4579 E., 2019/3296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22/06/2017 tarih ve 2015/242-2017/266 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Tasfiye Memuru ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satış ve dağıtım yönetimi isimli yazılımın sahibi olduğunu, davalı ile yazılımın kullanılmasına yönelik sözleme yaptıklarını, yaptıkları tespitte lisansa aykırı kullanım belirlendiğini ileri sürerek, izinsiz yazılım kullanılmasından dolayı şimdilik 10.000.-TL'nın tahsilini istemiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yazılımın davacı tarafından satıldığı ve bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede verilen yazılımların çoğaltılması konusunda sınırlayıcı hüküm bulunmadığı ancak yazılım programlarının tek tek hangi sayıda verileceğinin belirtildiği, davalının programı çoğaltarak kullanması nedeniyle davacıya lisans bedeli ödemesi gerektiği, çoğaltılan programların kullanılıp kullanılmamasının önem arz etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.017.750.-TL alacağın 10.000.-TL'sının 12.01.2009 tarihinden itibaren bakiye kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, FSEK 68. maddesine dayalı tazminat talep edildiği mahkemece de bu madde hükmü uyarınca karar verildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi meydana gelip 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinde işbu davanın açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4579, K. 2019/3296, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama