İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4590 K.2019/3495

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/11/2016 tarih ve 2016/221 E. - 2016/793 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2017/4590Karar2019/3495Tarih7 Mayıs 2019Okuma6 dk · 1.125 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/4590 E., 2019/3495 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.125 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/11/2016 tarih ve 2016/221 E. - 2016/793 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/06/2017 tarih ve 2017/234-2017/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 07.05.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5'ine sahip hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin 26.10.2015 tarihinde kanun ve ana sözleşmede yer alan çağrı usulüne aykırı şekilde toplanarak olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkilinin iadeli taahhütlü mektupla toplantıya çağrılmadığını, şirketin internet sitesinde de ilan yapılmadığını, bu durumun TTK.

419. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin 26.10.2015 tarihli genel kurulunda şirket ana sözleşmesinin sermaye ve pay senetlerinin nevine ilişkin 6. maddesi, yönetim kurulu ve süresine ilişkin 7. maddesi, şirketin temsili ve yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin 8. maddesi, ana sözleşmenin yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımı ve temsile yetkili olanlar ve temsil şekli başlıklı 9. maddesinin kaldırılmasına ilişkin 9. maddesi, genel kurulun toplantı yeri, toplanma şekli, toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunması,

oy hakkı ve kullanma şekli, genel kurul başkanı, karar yeter sayısı, yıllık belgeler ve esas sözleşme değişikliğine ilişkin 10. maddesi, şirkete ait ilanların yapılış şekline ait 11. maddesi, kanuni hükümlere ilişkin 15. maddesinin değiştirilmesine ilişkin tüm kararların butlan yaptırımına tabi olduğunu, çağrı usulsüz olduğu gibi toplantı yeter sayısı ve karar nisabına da uyulmadığını ileri sürerek 26.10.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve ana sözleşmenin 6, 7, 8, 9, 10, 11, 15. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tüm kararların butlanla sakat olduğunun tespite karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; genel kurul toplantısına çağrının yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, alınan kararların butlanını veya iptalini gerektiren sebeplerin oluşmadığını, toplantı ve karar nisabına uyulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplantıya çağrının usulüne uygun şekilde yapılmadığı, ancak bunun kararların geçerliliğine etkisine bakmak gerektiği, toplantıya %95'e sahip hissedarların katıldığı ve kararların oybirliğiyle alındığı, toplantı ve karar nisaplarının sağlanmış olduğu, ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ile şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiği, davacı dışındaki ortakların arttırıma iştirak ettiği, davacının ise rüçhan hakkının kullandırılmadığı ve iştirakinin sağlanmadığı, çağrı usulüne uymadan ve davacı haberdar edilmeden yapılan bu değişikliğin butlanla malul olduğu,

diğer değişikliklerin butlanını gerektirir bir halin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.10.2015 tarihli genel kurulun sermaye arttırımına ilişkin 6. maddesinin butlanla sakat olduğunun tespitine, aynı genel kurulun 7, 8, 9, 10, 11 ve 15. maddelerinin butlanla malül olduğunun tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuş, İstanbul BAM 12. H.D. tarafından başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bent dışında kalan yön bakımından bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketin 26.10.2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlanla sakat olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, toplantının çağrı usulüne uyulmaksızın yapıldığı, sermaye arttırımına ilişkin 6. maddenin kabulü ile şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiği ancak davacı ortağın rüçhan hakkı kullandırılmaksızın sermayenin yeni dağılımının belirlendiği gerekçesiyle alınan kararın butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Butlan sebepleri Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesinde “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” şeklinde genel olarak sayılmış olup Türk Ticaret Kanunu 447. maddesinde de “Genel kurulun, özellikle;

pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.” şeklinde daha özel ve somut olarak sayılmıştır.

Genel kurul kararlarının iptal sebepleri ise Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir.

Yine aynı Kanun'un 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya baktığımızda, çağrı usulüne uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantısında oybirliğiyle ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ile şirketin sermaye arttırım kararı alarak ana sözleşme değişikliğine gittiği, ancak diğer tüm ortaklara eşit oranda sermaye arttırımına iştirak hakkı tanınırken haklı bir gerekçe sunulmaksızın davacı ortağın sermaye arttırımına iştirakının sağlanmamış olduğu, rüçhan hakkının kullandırılmadığı, bu haliyle alınan kararın herşeyden önce dürüstlük ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Oysa ki TTK'nın 461. maddesine göre, her pay sahibi yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkını haizdir. Eşitlik ilkesine bir defalık aykırılık oluşturan genel kurul kararları iptal edilebilir niteliktedir. Bir defalık değil de sürekli olarak aykırılık oluşturan kararlar ise batıl olur (Moroğlu, Erdoğan. Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s. 227 vd.).

Nitekim dosya kapsamında bulunan 08.08.2016 tarihli bilirkişi raporu da aynı doğrultuda olup, raporda sermaye arttırıma ilişkin kararın iptal edilebilir bir karar olduğu, batıl olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bu durumda, sermaye arttırımı yönünden butlanı gerektirir bir genel kurul kararı söz konusu değildir. Bu nedenle de, alınan genel kurul kararlarının ancak iptali istenebilecektir. İptal davasının ise TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gerektiği, genel kurulun 26.10.2015 tarihinde yapıldığı ancak davanın 03.03.2016 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından, üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince butlana tabi bir karar olduğuna kanaat getirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesi'nin davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4590, K. 2019/3495, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4590
Karar No
2019/3495
Tarih
7 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4592 K.2019/9460
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4593 K.2019/9668
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4594 K.2019/9366
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4597 K.2019/9458
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4600 K.2019/4107
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4602 K.2019/3492

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.