İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4974 K.2019/1873

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/06/2017 tarih ve 2016/454-2017/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen 2010/131 esas sayılı davada davalı/birleşen 2010/139 esas sayılı…

Esas2017/4974Karar2019/1873Tarih6 Mart 2019Okuma4 dk · 757 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2017/4974 E., 2019/1873 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

757 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bayburt Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/06/2017 tarih ve 2016/454-2017/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen 2010/131 esas sayılı davada davalı/birleşen 2010/139 esas sayılı davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı ... A.Ş. vekili asıl davada, davalıların borçlusu ve kefili oldukları ticari işlek kredisi kapsamındaki borcun ödenmediğini ileri sürerek, 220.626,03 TL alacağının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Davacı ... A.Ş. vekili birleşen 2010/131 Esas sayılı davada, davalıların borçlusu ve kefili olduğu ticari işlek kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 212.888,09 TL'nin davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davanın reddi ile % 40 tazminatın tahsilini istemiştir.

Davacı ... vekili birleşen 2010/139 sayılı davada, davacının, davalı bankanın 2006 - 2007 yılından itibaren müşterisi olduğunu, kredi kullanmak için bankanın istemi üzerine çek ve senetleri ibraz ettiğini, bu çek ve senetler tahsil edildiği halde davacıya kredi kullandırılmadığını, banka müdürü tarafından "onay gelmedi" denilerek davacının oyalandığını, daha sonra davalı bankanın davacının izni ve bilgisi dışında kredi kullanıldığını, bu kredilere ilişkin davacının hiçbir dekont yada sözleşmede imzasının ve onayının olmadığını, davalı bankanın davacının ibraz ettiği çek ve senetlerden 70.500 TL'yi tahsil ederek kullandığını,

tahsil edilen bu bedelin ve bankanın elinde bulunan diğer çek ve senetlerin istendiğinde banka müdürünün açığa alınmış olması nedeniyle bu isteğinin yerine getirilmediğinin bildirildiğini ileri sürerek davacının davalı bankaya 170.000 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın alacağın %40 oranında tazminata mahkum edilmesine, 70.500 TL alacağın tahsil edildiği tarihten itibaren en yüksek ticari kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davacıya iade edilmeyen çek ve senetlerin iptaline veya aynen iadesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı banka vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hesap hareketlerinin incelenmesinden, davalıların imzalarının bulunmadığı bir kısım dekontlara rağmen ilgili meblağların kendi hesaplarına intikal ettiği, bir kısmı ile faiz ödemesi yapıldığı, taahhütnamelerdeki imzaların ihtilaf konusu olmadığı, davacı bankanın asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden iddia edilen alacağının bulunduğu, birleşen 2010/139 sayılı dosya yönünden ise, davacı ...'nun davalı bankaya asıl davada 220.626,03 TL borçlu olduğu ve bu sebeple açtığı menfi tespit davasında haklı olmadığının anlaşıldığı,

davacının bankaca teminat alınan çek ve senetlerden dolayı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2010/131 sayılı dava yönünden davacı ... A.Ş.'nin davasının kabulüne, birleşen 2010/139 E sayılı dosya yönelik taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen 2010/131 sayılı davada davalı/ birleşen 2010/139 sayılı davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen 2010/131 E. sayılı davada davalı/birleşen 2010/139 E. sayılı davada davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Mahkemece davalılara fiilen kullandırılan kredi tutarı üzerinden bir hesap yapılmak suretiyle varılan sonuç çerçevesinde düzenlenen hesap raporuna göre hüküm kurulmuş ve asıl davada alacağa yıllık %126, birleşen 2010/131 E. sayılı davada ise alacağa yıllık %48 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen ve davalıların da ikrarındaki genel kredi taahhütnamesinde akdi faiz oranlarındaki bölümler boş bırakılmış olup, belirlenebilecek akdi temerrüd faiz oranına tesadüf edilmemektedir.

Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama incelendiğinde, genel kredi taahhütnamesinde bu hususta yer alan hükümlerde herhangi bir oran belirtilmemiş olmasına rağmen, hesap kat tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte hesaba esas aldığı asıl dava bakımından %126, birleşen 2010/131 sayılı dava bakımından %48 oranının ne şekilde bulunduğu anlaşılamamaktadır.

Bu durumda, bilirkişiden bu yöndeki faiz oranının ne şekilde saptandığı konusunda denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen 2010/130 E. sayılı davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Bozma sebep ve şekli, bozmada öngörülen hususların birleşen menfi tespit davasına etkisi dikkate alınarak, birleşen 2010/139 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve 2010/130 E. sayılı birleşen davada davalı/birleşen 2010/139 E. sayılı davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen 2010/130 E. sayılı davada davalı/birleşen 2010/139 E. sayılı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen taraf yararına BOZULMASINA, (3) bozma sebep ve şekline göre, birleşen 2010/139 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/4974, K. 2019/1873, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4974
Karar No
2019/1873
Tarih
6 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/4976 K.2019/3742
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/4976 K.2019/5655
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/4977 K.2019/4066
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/4977 K.2019/3033
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/4977 K.2019/2920
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/4978 K.2019/4203

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.