KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/5416 E., 2019/232 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2019
Karar Metni
1.022 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/03/2017 tarih ve 2014/353 E -2017/183 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin Esastan reddine dair ...
Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/09/2017 tarih ve 2017/583-2017/588 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.01.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 23.10.2012 tarih ve 26.11.2012 tarihli “Genel Kredi Sözleşmesi”nin akdedildiğini, davacının kullandığı krediyi erken ödeyerek borcu kapattığını, davacıdan masraf/komisyon bedeli adı altında 1030 3033 352 USD hesap numaralı kredi için 294.191,15 USD, 1030 3033 35101 Euro hesap numaralı kredi için 217.441,10 Euro tahsil edildiğini, davacının, bu miktarları öderken her türlü talep hakkını saklı tutarak ihtirazi kayıtla ödediğini, Bankanın, erken ödeme komisyonu alınamayacağını, aksi düşünülse bile kalan borcun %6’sı oranında komisyon alınamayacağını ileri sürerek,
şimdilik 2.000,00 Euro ile 3.000,00 USD’nin haksız tahsil tarihinden itibaren işleyecek döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini, talep ve dava etmiş, davacı vekili, 09.12.2015 tarihli dilekçesiyle talebini, toplamda 184.300,41 USD ve 129.846,75 Euro olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, tarafların tacir olduklarını ve erken kapatma maliyeti alınmasının bankacılık uygulamalarına ve sözleşmeye uygun olduğunu, BK m.96 uyarınca erken ifa nedeniyle indirim istenemeyeceğini, sözleşmenin 12.1 maddesinde erken kapatma ücreti alınacağının açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalı bankanın yaklaşık olarak yıllık %2.2 oranında erken kapama komisyonunun kabulünde olduğu, davalı bankanın kredinin kalan vadesi üzerinden yıllık erken kapama komisyonu almasının sözleşmenin 12.1 maddesine aykırı olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile 182.256,44 USD alacağın 04.07.2014 tarihinden itibaren ve 127.459,30 EURO alacağın 04.07.2014 tarihinden itibaren, 3095 sayılı Yasa'nın 4/(a) maddesi gereğince Devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan GKS'lerin ilgili maddesinde hesaplama yöntemi ile ilgili bir açıklık olmadığından ayrıntılı incelemeyi içeren denetime elverişli
bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenemeyecek olması sebebiyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına göre, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama komisyonunun iadesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesinde davacıya kullandırılacak krediden alınacak olan kredi faiz oranı ve erken ödeme komisyon oranı ile ilgili olarak herhangi bir belirlemenin yapılmamış olduğu belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de sözleşmede erken ödemeye dair düzenlemeye yer verildiği ancak erken ödeme komisyonunun hangi oranda alınacağı ve hesap şekline dair bir düzenlemeye sözleşmede yer verilmediği belirtilmiştir.
Oysa, genel kredi sözleşmesinin 12.1. maddesinde " .... banka erken ödeme nedeniyle, erken ödeme tarihi ile belirlenen vade tarihi arasında, mahrum kalacağı faiz tutarına ya da anılan miktarı başka bir kaynakta değerlendirmiş olsaydı elde edeceği gelire göre belirleyeceği miktarda bir erken ödeme ücreti ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek, komisyon, masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri talep etmeye yetkilidir." denilmek suretiyle erken ödeme ücretinin erken ödeme tarihi ile belirlenen vade tarihi arasında, davalı bankanın mahrum kalacağı faiz tutarına ya da anılan miktarı başka bir kaynakta değerlendirmiş olsaydı elde edeceği gelire göre belirleyeceği miktara göre belirleneceği kararlaştırılmıştır.
Bu durumda sözleşmede belirtilen hesap şekline ilişkin kriterler nazara alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/5416, K. 2019/232, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama