KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2017/59 E., 2018/5960 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2015 tarih ve 2014/43-2015/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 20.05.2011 tarihinde araç satışından elde ettiği parayı bankamatikten hesabına ATM cihazından yatırdığı paraların hesabına geçmediğini ileri sürerek 5.900,00 TL'nin 20.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın sorumlu olmadığını, sözleşmeye göre banka tarafından saptanan tutarın geçerli olduğunu, fazla çıkan paranın 8.000,00 TL olduğunu, bu miktarın davacıya iade edildiğini jurnal kayıtlarının davacının iddiasını doğrulamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece banka kayıtları, soruşturma dosyası, bilirkişi raporu değerlendirilerek davacının 7.200,00 TL fazla para yatırdığı, bu miktardan bankanın sorumlu olduğu, davalının tacir olması sebebiyle önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebileceğinden taleple bağlılık gereğince 5.900,00 TL'nin paranın yatırıldığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davası olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davacı davada bir vekil ile temsil edilmemiş olmasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde davalı yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/59, K. 2018/5960, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama