KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/1206 E., 2019/5610 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/07/2015 gün ve 2014/364-2015/222 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/10/2017 gün ve 2016/3063-2017/5453 sayılı kararı aleyhinde davacı Şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "MİM MÜŞTERİ İŞLEM MERKEZİ+şekil” ibareli marka başvurusu ile müvekkilinin "BİM” ibareli tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b ve 8/4 anlamında iltibas tehlikesi olduğunu, davalı başvurusunun müvekkiline ait tanınmış "BİM" markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve markalar arasında bağlantılandırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, itirazlarının reddine dair TPMK YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin markasının “MİM” logosu ve bu logonun açılımı olan “Müşteri İşlem Merkezi” ibarelerinden oluştuğunu, davacı adına tescilli markaların “BİM” ibaresi ile değişik sloganlardan oluştuğunu, söz konusu ibare ve sloganların tarafların faaliyet alanlarına ilişkin olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markalar arasında aynılık ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin adına tescilli markanın ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunu, markaların tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin olmadığını, markaların farklı sınıflar için tescilli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1206, K. 2019/5610, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama