İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/1281 K.2018/2474

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2016 tarih ve 2016/111-2016/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2018/1281Karar2018/2474Tarih9 Nisan 2018Okuma4 dk · 823 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/1281 E., 2018/2474 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

823 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2016 tarih ve 2016/111-2016/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01/01/2000 tarihinde tarımsal kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu kredinin 944,00 TL ana para 5.776,00 TL faizi olmak üzere toplam 6.720,00 TL'lik kısmını ödemediğini, davalıya icra takibi yapıldığını ancak tahsil edilemediğini iddia ederek davalı tarafından ödenmeyen 944,00 TL ana para ve 5.776,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 6.720,00 TL bakiye alacağının dava tarihinde işleyecek %30 temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı tarafından 05/10/2004 yılında ihtarname keşide edildiğini, ancak son ihtarname ve sözleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının yapmış olduğu kesintilerin banka dekontu veya makbuzunu belgeleyemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacak hakkında davacı tarafından yapılan 2007/87 Esas sayılı icra takibi neticesinde davalı hakkında borç ödemeden aciz vesikası düzenlenerek alacaklıya verildiği, alacaklının aciz vesikasına dayanarak 20 yıl boyunca söz konusu alacağı davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu, davacı tarafından bu yönde bir talepte bulunması ve davalının aciz vesikasına yönelik bir şikayetinin olması halinde ancak o zaman ihtilaf konusu olan alacak hakkında alacak davası açabileceği, bu aşamada davacının söz konusu alacak hakkında alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının aynı alacağa ilişkin 2007 yılında davalı aleyhine icra takibi yaptığı ve takip sonucunda da icra müdürü tarafından kesin aciz vesikası verildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nin 143. maddesine göre düzenlenen kesin aciz vesikası takip hukuku bakımından borç ikrarını içeren bir senet olup, İİK'nin 68/1. maddesinde yazılı belgelerdendir. Yine, aciz vesikasının maddi hukuk bakımından etkileri ise İİK’nin 143. maddesinde kesin aciz vesikasında yazılı borç hakkında, borçlu için yirmi yıl süreyle zamanaşımının işlemeyeceği ve kesin aciz vesikasına bağlanmış olan alacak hakkında faiz istenemeyeceği belirtilmiştir.

Ayrıca, İİK’nin 143. maddesine göre, alacaklı, aciz vesikasını aldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde borçluya yeniden ödeme emri göndermeden borçluya karşı takip yaparak borçlunun yeni bulunan mallarının hemen haczedilmesini isteyebilir. Bu bir yıl içinde

borçluya ödeme emri tebliğ edilmeyeceğinden borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi de söz konusu değildir. Eğer alacaklı aciz vesikasının alındığı tarihten bir sene geçtikten sonra borçlu hakkında takibe geçerse borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesi gerekir.

Borçlunun bu takibe her zaman itiraz hakkı olduğundan borçlunun itirazda bulunması üzerine, aciz vesikası İİK’nin 68/1 maddesinde yazılı belgelerden sayıldığı için, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya genel hükümler çerçevesinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.

Bu nedenle, davacının ilamsız icra takibi yoluna başvurmadan doğrudan alacak davası açmasında da hukuki bir engel bulunmamakta, aksine davacının alacağının ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır.

Bu itibarla, mahkemece, davacının alacağının ilama bağlanmasında hukuki yararı olduğu gözetilerek uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklı istemine ilişkindir. Davacının, alacağının tahsili amacıyla yaptığı ilamsız icra takibi sonucu kesin aciz belgesi düzenlendiği, davacının bunun üzerine takip konusu, kesin aciz belgesine bağlanan alacak bakımından bu alacak davasını açtığı dosya kapsamı ile anlaşılmıştır. Sorun, davacının kesin aciz vesikasına bağlanan alacağı için ayrıca eda davası niteliğinde alacak davası açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Kesin aciz belgesinin doğurduğu sonuçlara gelirsek; ilk önce bu belgenin hangi sonuçları doğurmadığını belirtmemiz gerekir. Bu bağlamda kesin aciz belgesi, borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz. Bu nedenle, kefalet, borcun kanıtı olan senet varlığını korur. Aciz belgesinin meydana getirdiği olumlu sonuçlar ise, zamanaşımının 20 yıla uzaması, borçluya karşı faiz işlememesidir.

Borcun zamanaşımı süresinin uzaması ile alacaklıya sağlanan yarar, borçludan faiz istenmemesi ile dengelenmiştir. Ayrıca kesin aciz belgesi İcra ve İflas Hukuku bakımından da bir çok hüküm doğurmaktadır. Bunlar biri de aciz belgesi İİK bakımından borç ikrarı niteliğindedir. Ancak buradaki borç ikrarı takip hukuku bakımındandır.

Aciz belgesi maddi hukuk yönünden alacağın varlığı hakkında kesin kanıt teşkil etmeyip, bir karineden ibaret olduğu gözönüne alındığında, hakimin bu karineyi istediği gibi takdir edebileceği, özellikle olayın üzerinden uzun zaman geçmiş ve alacaklı başkaca kanıt gösterme imkanından yoksun kalmışsa, aciz belgesini bu ve buna benzer koşullar içinde alacağın varlığının kanıtı sayabilir. Bunun yanında, davacının alacak davası açarak, bu davada faiz isteyebilme olanağı da yoktur.

Buna aykırı kabul İİK m. 143/4'ün yok sayılması anlamına gelir. Ayrıca ilamla zamanaşımı 20 yıldan 10 yıla inmektedir. Böylece, yukarıdaki açıklamalar karşısında, davacının somut olayda, kesin aciz belgesine bağlanmış alacağı için alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1281, K. 2018/2474, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1281
Karar No
2018/2474
Tarih
9 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/1281 K.2018/3846
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/1281 K.2018/5891
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1282 K.2018/1981
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/1282 K.2018/6510
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1282 K.2018/11731
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/1283 K.2018/4599

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.