KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/1541 E., 2019/6612 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23/06/2015 gün ve 2014/274 - 2015/182 sayılı kararı onayan Daire'nin 04/12/2017 gün ve 2016/5134 - 2017/6858 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalıya ait trende seyahat ettiği sırada meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybettiğini, olayın davalının gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığını, trenin kapılarının otomatik olarak açılıp kapanmadığını, 6762 sayılı TTK'nın 806. maddesi uyarınca taşıyıcının yolcuları sağ salim ulaştırmakla yükümlü olduğunu, olay nedeniyle davacı eş ...'ın maddi ve manevi zarara, diğer davacıların da manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davacı baba ... için 10.000, anne ... için 10.000, kardeş ... için 5.000 TL manevi, eş ... için 25.000 TL manevi ve 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 05.03.2015 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 36.418,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1541, K. 2019/6612, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama