KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/2143 E., 2019/4406 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2019
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/12/2017 tarih ve 2017/47-2017/1119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar ... ve ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların, müvekkili şirketin münfesih acentesi olan Tasfiye Halinde E-T Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin yetkili ve hissedarları olduğunu, bahsi geçen şirket aleyhine prim alacağı sebebiyle iflas davası açıldığını, 13.02.2012 tarihli 254.537,10 TL aciz vesikası aldıklarını, müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğini, acente sıfatıyla tahsil edilen primlerin müvekkiline intikal ettirilmemesi nedeniyle davalılardan ... ile Hanife Feride Terün'ün bu miktardan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, 254.537,10 TL'nin aciz vesikası tanzim tarihi olan 13.02.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalılardan ... aleyhine verilmiş olan kararın temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/2143, K. 2019/4406, 13 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama