KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/2622 E., 2020/411 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/10/2015 gün ve 2015/155 - 2015/268 sayılı kararı onayan Daire'nin 28/02/2018 gün ve 2018/72 - 2018/1540 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kredi kullanmak isterken banka görevlisinin boş bir tediye fişini müvekkiline imzalattığını, ancak paranın verilmediğini, bilahare kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini, yapılan araştırmada paranın önce müvekkili hesabına geçtiğini, ardından herhangi bir talimat olmaksızın hesaptaki paranın 3. kişiler hesabına aktarıldığının görüldüğünü, çalışanının eyleminden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek kredi bedeli olan 25.000,00 TL'nın iadesini, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar %13 oranındaki akti faiz tutarı 5.145,00 TL'nın tahsilini,
kredi bedeli bankaya yatırılsa idi ticari işlerdeki temerrüt faizi üzerinden 10.800,00 TL'nın de davalıdan alınmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile faize ilişkin talebini 9.549,37 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/2622, K. 2020/411, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama