KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/2651 E., 2019/4211 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Tüketici Mahkemesince verilen 25/01/2018 tarih ve 2016/1141-2018/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ...'ye devri öncesinde çalışanlarının yanlış yönlendirmesi neticesinde Yurtbank A.Ş. nezdindeki off shore hesabına 05.11.1999 tarihinde 5.000,00 Amerikan Doları yatırdığını, bankaya el konulması sonrasında müvekkiline parasının ödenmediğini, banka yöneticilerinin paravan kıyı bankası kurarak suç işleme amacına yönelik planlı ve kasıtlı şekilde mevduat sahiplerini ve dolayısıyla müvekkilini dolandırdıklarının ceza yargılamasında açığa çıktığını, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin halefi olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.000,00 Amerikan Dolarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; borcun asıl sorumlusunun ... olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; davacının serbest iradesiyle parasını devlet güvencesi altında olmayan off shore hesaba yatırdığını, bu nedenle sonuçlarına katlanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; dava konusu alacağa ilişkin müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; müşteri ile banka arasında TBK m.506 uyarınca vekalet sözleşmesinin bulunduğu, bu minvalde bankanın görevini özenle yapmak ve müşterinin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu, banka ile Off Shore arasında organik bir bağ bulunduğu, mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak hareket etmek suretiyle zarara uğratıldıkları, davalı Yurtbank'ın yatırılan mevduat alacağından sorumlu olduğu,
dolayısıyla satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı İNG Bank'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.000,00 Amerikan Dolarının 05.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a.maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinden açılan bir yıllık mevduat hesabına işletilen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve 857,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı INGBank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları ile, fer'i müdahil ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece, davalı bankanın, işbu davada selefi olduğu Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.'nin fona devredilmiş olmasına bağlı olarak 5411 sayılı Kanun'un 140.maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden harç ile sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekir ise de, anılan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/2651, K. 2019/4211, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama