İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2792 K.2019/4232

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/110 E.-2016/493 K. sayılı kararın davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan…

Esas2018/2792Karar2019/4232Tarih10 Haziran 2019Okuma4 dk · 859 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/2792 E., 2019/4232 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

859 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/110 E.-2016/493 K. sayılı kararın davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/03/2018 tarih ve 2017/1435-2018/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin faaliyet alanında kullandığı ve ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturan "AL-SHALAN" ibaresini 011269131 işlem numarası ile OHİM nezdinde tescil ettirdiğini, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "AL-SHALAN" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, 2014/80740 kod numarasını alan başvuruya müvekkilinin itirazının, davalı TPMK YİDK.'nın 2016-M-647 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkilinin Türkiye’de de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini,

müvekkilinin “AL-SHALAN” ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde, davalının müvekkiline ait “AL-SHALAN” ibaresinin kalitesinden ve güvenirliğinden faydalanarak, haksız bir yarar sağlayacağını, davalının yaptığı başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalının sonsuz seçme özgürlüğü varken müvekkilinin özgün yapıdaki "AL-SHALAN" ibaresini içeren aynı markayı aynı sınıf bakımından tescil ettirmek istemesinin kötü niyet göstergesi bulunduğunu, Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesine göre, ticaret unvanının bir ticari markanın bir kısmını oluştursun ya da oluşturmasın,

tüm taraf ülkelerde tescil zorunluluğu olmaksızın korunması hükmüne haiz olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK'nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda 29. sınıfta yer alan “kuru bakliyat” ve 30. sınıfta yer alan “hububat (tahıl) ve mamulleri" ve bu malların satışına ilişkin 35. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetleri açısından gerçekleştiği, davacı Şirketin Türkiye’de eskiye dayalı ticari faaliyetinin bulunduğuna dair yeterli delile rastlanmadığından, 556

sayılı KHK’nın 8/3 maddesi hükmünün uygulanamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesine göre davacı markasının sektöründe tanınmış marka olduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun ilişkin olduğu 29. sınıfta yer alan “kuru bakliyat” ve 30. sınıfta yer alan “hububat (tahıl) ve mamulleri" açısından tescilinin, davacı markasının tanınmışlığından haksız yararlanma, tanınmışlığa ve ayırt ediciliğe zarar verme sonuçları doğurabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne,

davalı TPMK YİDK'nın 2016-M-647 sayılı kararının iptaline, diğer davalının 2014/80740 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1.İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi, Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi ve TRİPS Sözleşmesinin 16/2. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verildiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçeye ek olarak ayrıca davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğu ilave gerekçesiyle karar verildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.

2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Kabule göre de, mahkemece davacı markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca tanınmış marka olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilip, Bölge Adliye Mahkemesince de davalıların yapmış olduğu marka başvurusunun kötü niyetli başvuru olduğu ilave gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de, marka hukukunda tescilin ülkeselliği ilkesi hakim olup markaya konu ibarenin herhangi bir ülkede farklı kişiler adına tescil ettirilmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.

Türkiye’de tescilli olmayan markalar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılması doğru olmamakla birlikte, Anayasa’nın 90. maddesinden hareketle Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrere 6. maddesi ve TRİPS Sözleşmesi’nin 16. maddesi uyarınca Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markaların Türkiye’de tescilli olmasalar dahi ülkemizde de korunmaları mümkündür.

Ancak bir markanın Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olup olmadığının, her ülkedeki bilinirlik ve tanınmışlık düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı taraf, yurtdışında tescilli markasının Türkiye’de de tanınmış olduğuna ilişkin bir takım delillere dayanmış ise de, söz konusu delillerin bazı malların münferit satışlarına ilişkin olduğu ve bu malların da hangi mallar olduğuna ilişkin yeterli açıklık olmadığı gibi, markanın Türkiye’de tanıtımıyla ilgili herhangi bir ilan, basın haberleri, reklam vb. tanıtıma ilişkin herhangi bir delil de sunulmuş değildir.Bir markanın bir çok başka ülkede tescilli olması Türkiye’de de doğrudan tanınmış olduğu anlamına gelmemektedir.

Mahkemece, bilirkişi raporundaki çoğunluk görüşüne istinaden markanın Türkiye’de tanınmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tanınmış markanın aynısı veya benzerinin marka başvurusunda kullanılmasının tek başına kötü niyetli başvurunun gerekçesi olarak kabulü de doğru olmamış ve hükmün anılan nedenlerle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/2792, K. 2019/4232, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2792
Karar No
2019/4232
Tarih
10 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2792 K.2019/3404
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2793 K.2019/4174
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2794 K.2019/4273
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/2795 K.2019/3779
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/2796 K.2019/4135
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/2796 K.2019/3621

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.