KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3183 E., 2019/7865 K.·Mahkemesi : Ankara 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/04/2016 gün ve 2014/545 - 2016/93 sayılı kararı onayan Daire'nin 15/03/2018 gün ve 2016/9139 - 2018/2037 sayılı kararı aleyhinde davalı ... Tic. A.Ş vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda ruhsatlı ilaçları ile sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, Sağlık Bakanlığından 15.05.2002 tarihli ruhsatname ile SEFAKSİL ibaresini ilk olarak 2002 yılından itibaren kullanmaya başladığını, markasının 27.12.2013 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, davalının 2012 yılında 5. sınıf için SEFECTİL ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin markaların benzer olduğu ve kendisinin önceye dayalı kullanımının olduğu gerekçesiyle marka başvurusuna yönelik itirazının YİDK kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının benzer olduğunu, her iki markanın kapsamında bulunan emtiaların da aynı olduğunu,
her iki markanın kullanımda olması halinde eczanelerde ilaçların karıştırılabileceği, emtiaları birbirinden ayırt edemeyeceği gerekçesiyle YİDK kararının iptalini davalının "SEFECTİL" markası tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı şirketin SEFAKSİL markası ile müvekkilinin SEFECTİL markasının benzer olduğu iddiasının gerçeklere uygun olmadığını, davacının kendi marka başvurusunun davalı TPMK tarafından reddedilmesi üzerine yapılan itirazda markaların uzman kişilerce dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olmasına karşın şimdi bu davayı açarak iyiniyetli olmadıklarını, zira davaya konu markaların birbirinden yeterince ayırt edilebilecek nitelikte olduklarını, davacının 556 sayılı KHK’nin m. 8/3 hükmüne dayanarak yaptığı itirazın da doğru olmadığını,
gerçekten müvekkilinin marka başvurusundan önce davacı tarafın üstün hak elde edemediğini, buna ilişkin yeterli delilleri dosyaya sunamadığını, etken maddesi aynı olan ilaç isimlerinin birbirine yakın olduğunu, uygulamada çok sayıda bu şekilde marka tescilinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... Tic. A.Ş vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3183, K. 2019/7865, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama