KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3434 E., 2019/7904 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05/05/2016 gün ve 2014/529 - 2016/264 sayılı kararı bozan Daire'nin 12/03/2018 gün ve 2016/8837 - 2018/1860 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır matbaacılık faaliyeti yürüttüğünü ve 2012/04528 sayılı “Davetiye Dünyası+Şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasını internette ve ticari faaliyetinde kullandığının tespit edildiğini, yapılan ihtara rağmen haksız kullanımı devam ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile marka tecavüzü nedeniyle uğranılan zarara ilişkin 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı adına 35. sınıfta tescilli "Davetiye Dünyası + Şekil" markasının bulunduğu, davalı adına "Davetiye Dünyası" ibareli bir marka tescili bulunmadığı, bu nedenle davalının fiili kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, markanın haksız kullanılmasından dolayı davacının 18.587,78 TL maddi zararının olduğu ve davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kullanımın davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine ve müdahalenin önlenmesine,
davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3434, K. 2019/7904, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama