KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3574 E., 2019/5314 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04/01/2018 tarih ve 2016/387-2018/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 26.647 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Temlik eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bir dönem pastörize ürün taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafın, davacının, bu hizmetten kaynaklı alacaklarından, gerçekte olmayan bir olay sonucu zayi olan ürünler için belirledikleri zarar kalemini haksız yere düştüklerini, anılan bu meblağın tahsili için takip yapıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ibra sözleşmesi davacı ile aralarındaki hukuki ilişkinin sona erdiğini, davacının olaya ilişkin gönderdikleri faturaya usulüne uygun itiraz etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/102 E 2014/380 K sayılı dosyalarında davacının itiraz ettiği faturaya dayanak olan olay tutanağında, imzası olan taraf çalışanları ile ilgili, dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından ceza tesis edildiği, yine davacı defterlerinde bansekonu borcun yer almadığı gerekçesiyle davalının Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün 2012/5003 sayılı takibe yaptığı itirazın iptaline, alacağın belirlenmesi için yargılama gerekmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kalan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında bağıtlanan taşıma sözleşmesinin 21.06.2012 tarihli belge ile 30.06.2012 tarihinden geçerli olmak üzere fesh edildiği, davacının 09.08.2012 tarihinde davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davacının düzenlediği 30.06.2012 tarihli faturanın dayanağı olan ve hasar konusunda tutanak düzenleyiciler hakkında anılan ceza davasında dolandırıcılık ile özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, davalının dayandığı, içeriğinde ibra ve davalı ticari defterlerinin kesin delil olacağına ilişkin hususların yer aldığı 21.06.2012 tarihli belge değerlendirilmeden, karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yukarıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3574, K. 2019/5314, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama