KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3653 E., 2020/887 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22/02/2016 gün ve 2015/328 - 2016/138 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/02/2018 gün ve 2016/7849 - 2018/1316 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gayrimenkul danışmanlığı yaptığını, davalılardan Ströer A.Ş'nin davacıdan kiralık bir yer bulunmasını talep ettiğini, ...'ın Ströer A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi, ...'ın ise şirket müdürü olduğunu, yine şirket yetkililerinden ...'nın 30.04.2010 tarihli e-posta ile istedikleri özellikleri taşıyan satılık yer temin edilmesini istediğini, müvekkili tarafından Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ile Yapı Kredi Bankası A.Ş'ye ait Beşiktaş İstanbul adresinde bir yer bulunduğunu, 13.05.2010 ve 25.05.2010 tarihlerinde müvekkili şirketin bu yeri Ströer A.Ş. yetkililerine gösterdiğini,
hatta şirketin Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ye teklif sunduğunu, bu aşamadan sonra müvekkilinin yaptığı hizmet bedelini ödememek için söz konusu yerin davalı ....'nin ortaklarına ait başka bir şirket olan davalı İlbak A.Ş tarafından satın alındığını, gayrimenkulün iktisabının muvazaalı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin vermiş olduğu hizmet ve davalı şirketlere sağlanan fayda dikkate alınarak gayrimenkulün rayiç değerine göre saptanacak hizmet bedelinden şimdilik 10.000.- TL'sinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Rekl. Paz. A.Ş vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3653, K. 2020/887, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama