KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/3715 E., 2020/465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/01/2016 gün ve 2015/626 - 2016/41 sayılı kararı onayan Daire'nin 08/05/2018 gün ve 2016/10947 - 2018/3300 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı banka tarafından Erzurum 1. İcra Müdürlüğünün 2015/1731 Esas sayılı dosyasında 25.000,00 TL tutarlı senedin tahsili için aleyhine takip başlatıldığını, haciz işlemi nedeniyle zorda kaldığı için 22.500,00 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, takibin dayanağı olan bononun kendisi tarafından dava dışı Karadayı Group A.Ş'ye keşide edildiğini, daha sonra Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1002 Esas sayılı dosyasında bu senetten Karadayı A.Ş'ye borçlu olmadığının tespiti için dava açtığını, davanın lehine sonuçlandığını ileri sürerek takip dosyasına ödemiş olduğu 22.500,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, senedin Karadayı Group A.Ş'den alacağına karşılık olarak müvekkiline ciro edildiğini, davacı ile Karadayı Group A.Ş arasındaki sözleşmeyi müvekkilinin bilmediğini, iyi niyetli olduğunu, dolayısıyla davanın müvekkili kuruma değil, sözleşmenin diğer tarafı olan ve davacı tarafından borcuna karşılık adına senet düzenlediği şirkete karşı açılması gerektiğini, kıymetli evrakın bir defa doğduktan sonra doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklığın veya bozukluğun kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olamayacağını, müvekkili bankanın senedin borçlusunu araştırma zorunluluğu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/3715, K. 2020/465, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama