KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/4082 E., 2020/1468 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/07/2016 gün ve 2016/404 - 2016/482 sayılı kararı onayan Daire'nin 14/05/2018 gün ve 2017/89 - 2018/3513 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yüksek oranda kâr verileceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile davalılara 156.500 DM ödediğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, ancak daha sonra istenilmesine rağmen müvekkilinin parasının iade edilmediğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladıklarını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, müvekkilinin alacağın bir kısmı için Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde kısmi dava açıldığını, ancak davanın alacağın ispatlanmamış olması nedeniyle reddedildiğini,
işbu davanın ise alacağın kalan kısmı ile ilgili olduğunu, müvekkilinin alacağını kanıtlayan yeni deliller ortaya çıktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız olarak alınan 48.500,00 Euro’nun ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın daha önce kesin bir hükümle çözümlenmiş olduğunu, ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından daha önce aynı konuda, aynı sebeplere dayanılarak dava açıldığı ve taraflar arasındaki ihtilafların Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2011/84 Esas - 2011/630 Karar sayılı kararı ile çözümlendiği, bu konuda verilen kararın da kesinleşmiş olduğu ve davalı tarafın kesin hüküm itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4082, K. 2020/1468, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama