KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/4100 E., 2019/5427 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 4. Asliye Hkuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/03/2016 tarih ve 2015/855-2016/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 27.03.2012 ve 20.12.2013 tarihleri arasında kullandığı krediler nedeniyle kredi tahsis ve değerlendirme masraf adı altında 2.285,00 TL ücret tahakkuk ettirildiğini, anılan masrafların haksız şart niteliğinde olduğundan iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2.285,00 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan kesintilerden davacının haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacıya tahsis edilen ticari kredi limitinden dolayı 2012 ve 2013 yıllarında BSMV dahil toplam 2.399,25 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti adı altında masraf alındığı, davacının kullanmış olduğu 2 adet bireysel krediden karşılıklı müzakeresiz toplamda 564,40 TL tutarında masraf kesildiği, davacının kullanmış olduğu krediler için ödemiş olduğu toplam masrafın 2.963,65 TL olarak hesaplandığı, alınan bu masrafların davalı için faiz dışı bir gelir oluşturduğu üçüncü şahıslara herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı yanca kesilen masrafların zorunlu giderlerden olmadığı ve yapılan kesintilerin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.285,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4100, K. 2019/5427, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama