KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/4158 E., 2019/5687 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/11/2017 tarih ve 2014/477-2017/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ..., ... ve ... adına tescilli ve müvekkili şirketin ise lisans hakkı sahibi olduğu 2007/5793 sayılı patent belgesi uyarınca “Kil esaslı çatı üzerine kaplanan koruyucu kaplama kompozisyonu” başlıklı patent konusu ürünü üretme hakkının 20 yıl süre ile münhasıran müvekkillerine ait olduğunu, davalı şirketin kendisine ait işletmede bu ürünleri izinsiz olarak ürettiğini, yapılan ihtara rağmen davalı şirketin eylemine son vermediğini ileri sürerek patent hakkına yapılan tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davalı fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin de tespitini,
durdurulmasını ve önlenmesini istemiş. Dairemizin bozma ilamı sonrasında davacılar vekilince davalı Yeni Yıldız Toprak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine de aynı kullanıma yönelik iddia ve taleple dava açılmış, mezkur davanın işbu davada birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalılar vekili asıl ve birleşen davada, ürünlerin yapıldığı malzemelerin farklı olduğunu, davacının patent belgesine konu buluşunun yeni olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, numune ürünler konusunda TSE, TÜBİTAK ve ODTÜ'ye yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda gerekli analizler yapılamadığının bildirildiği, bilirkişi raporuna göre de Tecavüzün mevcut deliller karşısında ispatlanamadığı; bu nedenle davacı tarafın dava konusu incelemeli patent belgesine dayalı haklarının ihlal edildiğini kanıtlayamadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilip her iki dava için de ayrı ayrı yargılama harçlarının bakiye kısmının davacılardan tahsiline karar verilmişse de, asıl ve birleşen davada davalı şirkeler lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Asıl ve birleşen davaların her birinin ayrı birer dava olduğu, davaların her biri için kabul veya redleri halinde yargılama giderleri bakımından ayrı hüküm tesisi gerekmesine rağmen mahkemece asıl dava ve birleşen davanın davalıları şirketler lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz asıl ve birleşen davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4158, K. 2019/5687, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama