KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/4722 E., 2019/5657 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2019
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nizip Sulh Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/04/2013 tarih ve 2012/179-2013/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan protokolle, davalı kurum çalışanların maaşlarının müvekkili banka aracılığıyla ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı yanın protokolün 20. maddesiyle, sözleşmeyi süresi bitmeden tek taraflı olarak feshetmesi halinde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, protokolün, süresinin bitmesinden önce davalı yanca tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, 4.369.- TL’nin 15.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu cezai şartı da içeren protokolün davacı banka ile Köseler İlköğretim Okulu Müdürü arasında düzenlendiği, okul müdürünün davalı bakanlığı borç altına sokacak temsil yetkisi bulunmadığından davalı Bakanlıktan cezai şart isteminin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/4722, K. 2019/5657, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama