İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5118 K.2019/6382

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/09/2012 tarih ve 2011/713-2012/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2018/5118Karar2019/6382Tarih9 Ekim 2019Okuma4 dk · 712 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/5118 E., 2019/6382 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

712 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/09/2012 tarih ve 2011/713-2012/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, yurtdışında çalışan davacıdan, istediği an parasını geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği taahhüdünde bulunarak davalı şirket temsilcileri tarafından 27/03/1998 tarihinde 100.000 DM para alındığını, aynı yöntemle binlerce kişiden nakit para toplandığını, paranın geri ödenmesinin talep edilmişse de ödenmediğini, davalıların hisse senetlerini izinsiz halka arz ettikleri ve izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduklarını, bu durumun SPK ve diğer resmi kurum raporlarından açıkça anlaşıldığını, şirket yöneticileri hakkında Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını,

dosyanın halen Yargıtay’da olduğunu, davacıların şirket ortağı yapılmasının mümkün olmadığını, davacılara hisse senedi teslim edilmediğini, taraflar arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla verilen 100.000 DM alacağın bugünkü karşılığı olan 97.656,74 TL’den şimdilik 6.500,00 TL’nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davacı ile davalı şirket arasında ortaklık ilişkisi bulunduğundan TTK 329 ve 405 maddeleri gereğince hisse bedellerinin davacıya iade edilmesinin mümkün olmadığını, SPK mevzuatına aykırı bir işlemin söz konusu olmadığını, hileli bir durumun bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette ortak olduğu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtilmişse de, ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın usulüne uygun olup olmadığı, hisse durumu, hissesinden fazla bir ödemenin mevcut olup olmadığı hususları ispat edilememiş olduğu, davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması taleplerinin olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paranın istendiği zaman iade edileceği vadiyle para topladığını, bu şekilde davacının dolandırıldığını ve davacıdan 27.03.1998 tarihinde 100.000 DM alındığını ileri sürmüş, mahkemece davacının davalı şirkette ortak olduğunun dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği, ancak ne şekilde ortak olduğu, ortaklığın usulüne uygun olup olmadığı, hisse durumu, hissesinden fazla bir ödemenin mevcut olup olmadığı hususlarının yeniden bilirkişi incelemesi ile anlaşılabileceği, davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması taleplerinin olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, 10.01.2012 tarihli celse 4 no’lu ara kararı ile, “...davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları ile ortaklık pay defterleri üzerinde bilirkişi inceleme yaptırılarak dosya içine sunulmuş olan ceza mahkemelerinden verilmiş olan kararlar da değerlendirilmek suretiyle davalı şirketlerin ortaklık kayıtlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle takip edip etmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu,

yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerlerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yönünde bir kararın bulunup bulunmadığı” hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Yargılama aşamasında davacı vekili, davalı şirket ortaklar listesi ile buna ilişkin CD, emniyet ifade tutanakları ve ekli belgeler başta olmak üzere bilirkişi incelemesi dışında sair delillere de dayandığını bildirmiş ve dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece 10.01.2012 tarihli celse 4 no’lu ara kararı ile ek bilirkişi raporu alınmasını gerekli kılan hususlar açıklanmış olup, davacı vekili tarafından dayanılan ve dosyaya ibraz edilen sair delillerin değerlendirilmesi bilirkişi incelemesini gerektirmeyen, hakimin hukuki bilgisiyle çözümlenebilecek mahiyettedir.

Bu nedenle, davacı vekili tarafından dayanılan ve dosyaya sunulan sair deliller değerlendirilmeksizin, yalnızca ek bilirkişi incelemesi yapılamadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5118, K. 2019/6382, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5118
Karar No
2019/6382
Tarih
9 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5120 K.2019/6383
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/5121 K.2019/6426
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5121 K.2019/6363
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/5123 K.2019/6269
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/5124 K.2019/14691
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/5125 K.2019/6560

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.