KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/5663 E., 2019/7858 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/09/2017 tarih ve 2014/354 Esas, 2017/677 Karar sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara 21. Hukuk Dairesince verilen 27/09/2018 tarih ve 2017/1149-2018/951 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,
duruşma için belirlenen 03.12.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Mahkemece verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de, yapılan ilk incelemesinde davacı tarafça toplam 9.602,07 Euro'nun faiziyle tahsili talep edilmiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile, 8.941,07 Euro'nun tahsiline karar verilmiş, işbu karara karşı davalı ...Ş. vekilince istinaf yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2018 yılı itibariyle 47.530,00 TL'dir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın kabul ve red olunan bölümünün, dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanan miktarı itibari ile karar kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden taraf vekillerinin temyiz istemlerinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5663, K. 2019/7858, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama