KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2018/5856 E., 2020/2702 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2020
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/07/2016 gün ve 2014/402 - 2016/139 sayılı kararı onayan Daire'nin 20/09/2018 gün ve 2016/13865 - 2018/5534 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, “BİFA CAKE TREATS+ŞEKİL” ibareli markanın tescili için TPMK’ye başvuruda bulunduklarını ancak davalı şirketin başvuruya "ETİ BROWNI INTENSE+şekil", "ETİ ADICTO BROWNI INTENSE+şekil" ve "şekil" markaları ile benzerlik oluşturduğu iddiasıyla itiraz ettiğini, yapılan itirazın davalı Enstitü tarafından her iki taraf markasında da yer alan kek şekilleri arasında ayniyete varan derecede benzerlik bulunduğu,
taraf markaları kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin aynı ya da aynı tür olması da gözönüne alındığında iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçeleri ile kabul edildiğini ancak davalı kurumca yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını zira taraf markalarındaki ürün görsellerinin dahi farklı olduğunu, tasarım anlamında tamamen farklı iki kalıp ve ürün söz konusu olduğunu, kaldı ki kek şeklinin piyasada bir çok firma tarafından da kullanıldığını, taraf markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde aralarında tüketici nezdinde iltibasa sebep olabilecek işitsel,
görsel ve anlamsal bir benzerlik olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 19.06.2014 tarih ve 2014-M-9673 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, taraf markaları arasında ayniyete varacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu zira, davacının davalıya ait markaların tanınmışlığından istifade ederek haksız kazanç sağlamayı amaçladığını, davacıya ait markanın hiçbir ayırt ediciliği bulunmadığını ve davalı markasıyla ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebep olabilecek şekilde benzer olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzer olduğu ancak söz konusu marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığı, davalının dosyaya sunulmuş deliller itibariyle kendisine ait markaların tanınmış olduğunu ve davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı TPMK ve davalı şirket vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5856, K. 2020/2702, 9 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama