İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/835 K.2019/5869

Taraflar arasında görülen davada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/12/2015 gün ve 2012/131-2015/450 sayılı kararı onayan Daire'nin 07/12/2017 gün ve 2016/13142-2017/6988 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2018/835Karar2019/5869Tarih26 Eylül 2019Okuma5 dk · 905 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2018/835 E., 2019/5869 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

905 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/12/2015 gün ve 2012/131-2015/450 sayılı kararı onayan Daire'nin 07/12/2017 gün ve 2016/13142-2017/6988 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı limited şirketin 03/04/2009 günlü 2009/51 sayılı kararı ile anasözleşmenin 10. maddesinde sermaye arttırılması için bütün ortakların ittifakıyla karar alması gerektiğine dair hükmünün şirket sermayesinin 2/3 çoğunluğunun alacağı karar ile yapılabileceği şeklinde değiştirildiğini, anılan toplantı için müvekkiline her hangi bir çağrıda bulunulmadığını, toplantıya katılanlar arasında adı görülen Zehra Solak'a ait imzanın daha önce şirket hisse devri için noterde atılan imzalardan farklı olduğunu,

yalnızca bir ortağın katılarak almış olduğu kararın yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin 03/04/2009 günlü 51 sayılı kararının yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, buna bağlı olarak 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı 2007 yılı karının ortaklara dağıtılmayıp sermayeye eklenmesi kararının da aynı nedenlerle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 03/04/2009 günlü 51 sayılı kararı ve bu karara dayanılarak alınan 25/06/2009 günlü 2009/53 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamasında davalının ortaklık sıfatının ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, limited şirket ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.04.2014 tarih, 2013/11-1048 E. 2014/430 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlük halleri, iptal, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Genel kurul kararlarının iptali talebinde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK’nın 445 ve 446.maddelerindeki sebep ve prosedürlerin varlığı dikkate alınır.

Anonim şirket genel kurul kararlarının butlan sebepleri ise Kanun’un 446.maddesinde örnekseme yöntemiyle sayılmıştır. Buna karşın, anonim şirket genel kurul kararlarının yokluğu müessesesi TTK’da düzenlenmemekle birlikte, Yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu veya şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, s.196).

Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.

Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.

Davalı şirketin iptali istenen 03/04/2009 günlü 2009/51 sayılı kararı incelendiğinde dava dışı İbrahim Solak ve Zehra Solak’ın katılımı ile genel kurulun yapıldığı, anasözleşmenin 10. maddesinde yer alan sermayenin arttırılması için bütün ortakların ittifakıyla karar alması gerektiğine dair hükmün şirket sermayesinin 2/3 çoğunluğunun alacağı karar ile değiştirilebileceğine dair değişikliğin kabul edildiği, anılan toplantıya davacının katılmadığı anlaşılmaktadır.

Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere anasözleşme ortaklar arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, uyulması zorunlu bulunduğundan, anasözleşmede öngörülen karar nisabını taşımadan alınan kararlar yoklukla sakat kararlardır. Keza Dairemizin 06.09.2013 tarih, 2013/2111 E. 2013/15128 K.sayılı, 06.12.2013 tarih, 2012/7227 E. 2013/22324 K. sayılı ve 08.10.2015 tarih 2014/13505 E. 2015/10256K.

Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, anasözleşmede ağırlaştırılmış bir nisabın öngörüldüğü hallerde anasözleşmenin ilgili hükmünün değiştirilmesi mümkündür. Ancak bu değişiklik için de en az anasözleşme hükmünde öngörülen ağırlaştırılmış nisapta sermayeyi temsil eden çoğunluğun olumlu oyunun aranması gerekmektedir. Başka bir deyişle anasözleşmenin ağırlaştırılmış nisap öngören hükmü, yine ancak o hükümde gösterilen nisaplara uyularak değiştirilebilir.

Davacı vekili, 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı kararının da iptalini talep etmiş olup söz konusu karar “Şirketimizin 2007 ve önceki yıllara ait olup, şirket bilançosunda kayıtlı olan karlarının ortaklara dağıtılmayıp şirket sermayesine ilavesine karar vermek de dahil olmak üzere, bu konuda gereken işlemlerin en kısa zamanda ikmal edilmesine … oy çokluğu ile karar verildi” hükmünü içermektedir. Davacı taraf bu karar uyarınca pay oranının düştüğünü ileri sürmekte olup, Mahkemece, bu kararın sermayenin arttırılması niteliğinde olup olmadığı ve bu kararında oybirliği ile alınması gerekip gerekmediği hususunda bir değerlendirme yapılması gerekirken bu hususta da bir değerlendirme yapılmamıştır.

Somut davada Mahkemece, dava tarihinde davalı şirketin ortağı olmasına rağmen yargılama aşamasında ortaklık sıfatı sona eren davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı ve davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere hukuki yararı bulunan her ilgili genel kurul kararlarının yokluğunun tespitini isteyebilir.

O halde, Mahkemece, dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtları ve taraflar arasında görülen diğer davalara ilişkin ilam suretleri de nazara alınarak, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda iptali istenilen her iki karar yönünden de kararların niteliği ve aranması gerekli nisaplar itibariyle kararların yoklukla malül olup olmadığı ve bu itibarla davacının işbu davayı açmakta ve sürdürmekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce onaması doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde

görülmekle Dairemizin 07.12.2017 tarih 2016/13142 E. 2017/6988 K.sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.12.2017 tarih 2016/13142 E. 2017/6988 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/835, K. 2019/5869, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/835
Karar No
2019/5869
Tarih
26 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/835 K.2019/10990
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/838 K.2019/7107
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/838 K.2019/4531
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/839 K.2019/5598
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/844 K.2019/5389
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/845 K.2019/8735

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.