İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1053 K.2019/7731

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2017/91 E.- 2017/511 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2019/1053Karar2019/7731Tarih2 Aralık 2019Okuma7 dk · 1.301 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/1053 E., 2019/7731 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.301 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2017/91 E.- 2017/511 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/12/2018 tarih ve 2018/616 E.- 2018/1316 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 2012/103498 sayılı ve "Çifçi Haber" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ÖNDER ÇİFÇİ TV” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ya başvuruda bulunduğunu, 2015/96283 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini,

oysa davacının uluslararası tanınmış ve saygın bir marka altında kendine has ve ayırt edici marka başvurularında bulunduğunu, başka markalara iltibas yaratmayacak ve benzerlik taşımayacak markalar yaratmakta hassas ve özenli bir çalışma yaptığını, davalının marka başvurusunda bulunduğu “önder çiftçi tv” ibaresi ile davacının “çiftçi haber” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olduğunu, davalı işaretinin tescili halinde davacı markası ile karışıklık söz konusu olacağını,

davacı markasının tanınmışlığından faydalanılacağını ve KHK'nın 8/4. maddesi ile aranan üç koşuldan birinin gerçekleşme ihtimali bulunduğunu, davalı markasının davacı markasının devamı gibi algılanacağını, seri marka imajı doğacağını, markalar arasında bağlantı kurma ihtimali bulunduğunu ve bunun iltibasın varlığı için yeterli olduğunu, davalının seçenek özgürlüğü varken dava konusu marka işaretini tercih etmesinde kötüniyetli olduğunu, ekli olarak sunulan kararlar gereğincede davalının reddedilen diğer markalarından da anlaşılacağı üzere davalının sürekli olarak davacının markasını kötüniyetli olarak taklit etmeye çalıştığını,

davalı şirketin “çiftçi web tv” ve “çiftçi tv” ibareli marka başvurularının reddi üzerine açtığı davaların da reddedildiğini, “bu toprakların kanalı çiftçi tv” markası bakımından açılan davanın ise derdest olduğunu, YİDK kararının hatalı olduğunu ileri sürerek 2016-M-12449 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin Temmuz 2014 tarihinde ÇİFTÇİ TV adı ile yayına başlayarak tarımsal ve zirai içerikler taşıyan programlar, çeşitli konularda eğlence ve haber içerikli programlar gerçekleştirdiğini, bu yayınları TÜRKSAT ve internet üzerinden tün dünyaya ilettiğini, bu şekilde yayın yapan aynı isimde başka bir televizyon kanalı da bulunmadığını, dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin bir TV kanalı olarak yayın yaptığını ve bu yayını sürekli sürdürdüğünü,

ÇİFTÇİ ibaresinin “geçimini topraktan sağlayan kimse”yi tanımlaması sebebiyle ayırt ediciliği yüksek olmayan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, ayrıca davalının önder çiftçi tv markasının daha önce tescilli markalar karşısında ayırt edicilik vasfını taşıdığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların 35. sınıfın 01, 02, 03, 04. alt grupları ile 38. sınıfın tüm alt grupları bakımından aynı/aynı tür hizmetlerde tescilli olduğu, başvuru markası ile mesnet markanın standart karakterle yazılmış yazı markası oldukları, marka işaretlerinde yer alan HABER ve TV ibarelerinin tanımlayıcı unsurlar olduğu, ÇİFTÇİ kelimesinin toplumda yaygın olarak kullanılan ve bu manada görece ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması nedeniyle farklı eklerle birlikte kullanılabileceği, ÖNDER ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, 556 sayılı KHK m.8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davacının mesnet markası ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, "ÖNDER ÇİFTÇİ TV" ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun "ÇİFTÇİ HABER" esas ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ilk derece mahkemesince alınan raporda 35. sınıfta "reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler,

ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri; büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri;

iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri; açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ile 38. sınıf; "radyo ve televizyon yayın hizmetleri; haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil);

haber ajansı hizmetleri" bakımından başvuru markası ile mesnet markanın aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsadığının tespit edilmiş olması nedeniyle ibareler arasındaki benzerlik de gözönünde tutulduğunda bu mallar yönünden 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm kurulmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2017 tarih ve 2017/91 E. - 2017/511 K. sayılı kararın kaldırılmasına,

davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 2016 M 12449 sayılı kararının, 35. ve 38. sınıfta yukarıda yazılı hizmetler bakımından iptaline, dava konusu 2015/96283 sayılı markanın, 35. ve 38. sınıfta yukarıda yazılı hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacının itirazına mesnet markası “Çiftçi Haber”, davalı başvurusu ise “ÖNDER ÇİFTÇİ TV” ibaresinden oluşmaktadır. Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır.

Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir.

Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.

Somut olayda, “Çiftçi Haber” ve "Çiftçi TV" ibarelerinin başvuru kapsamındaki 38. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcılığa yakın ibare olduğu, zira "çiftçilik" mesleğiyle ilgili program ve haber yapma tekelinin kimseye verilemeyeceği ve ayrıca, davalı başvurusuna konu markada "ÖNDER" ibaresinin de karıştırılma ihtimalini önleyecek derecede markaya ayırt edicilik kattığı kabul edilerek bu yönde yapılacak değerlendirmeyle hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan taraf yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 02/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1053, K. 2019/7731, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1053
Karar No
2019/7731
Tarih
2 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/1053 K.2019/13485
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1053 K.2019/7783
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1054 K.2019/16427
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1055 K.2019/6938
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/1056 K.2019/6942
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1056 K.2019/7292

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.