KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/108 E., 2020/2616 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13/05/2015 gün ve 2014/217 - 2015/139 sayılı kararı bozan Daire'nin 26/09/2018 gün ve 2016/14718 - 2018/5701 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin halk arasında ve sektörde A-101 mağaza adı ve markasıyla ülke çapında tanınan, firma olduğunu, davalı şirketin “Bİ ARA” markasının 29. ve 30. sınıfta tescili için başvuruda bulunduğunu, 2012/45353 numaralı başvuruya 05, 29, 30, 32. sınıflarda tescilli olan “Bİ” ibareli 2004 25380 tescil numaralı markalarını mesnet göstererek itiraz ettiklerini, itirazlarının YİDK kararı ile reddedildiğini, markaların birbiriyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin “Bİ” ibareli markasını yoğun olarak kullandığını, davalı markasının müvekkilinin markasının esaslı unsurlarının tamamını içerdiğini,
benzer telaffuz ile oluşturulan davalı markasının müvekkilinin markası ile karıştırılacağını, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarından birinin iki harften diğerinin iki kelimeden oluştuğu, görsel ve işitsel olarak aralarında benzerlik veya markaların karıştırılması ihtimalinin olmadığı, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını ispatlayamadığı ve TPMK YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekilleri, bu kez ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/108, K. 2020/2616, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama