İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1251 K.2020/4358

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.12.2016 tarih ve 2014/598-2016/1245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2019/1251Karar2020/4358Tarih22 Ekim 2020Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/1251 E., 2020/4358 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.12.2016 tarih ve 2014/598-2016/1245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil ile davalı banka şubesi arasında 08.07.2011- 12.07.2011- 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon sözleşmeleri imzalandığını, türev araçlar ve opsiyon sözleşmeleri konusunda hiçbir bilgisi olmadığı anlaşılan davalı bankanın müşteri temsilcisi tarafından telefonda konuşarak müvekkil şehir dışında iken hiçbir riski olmadığı telkinleri doğrultusunda sözleşme dahi imzalatmadan telefonda işlem yaptığını, bariyerli opsiyon sözleşmesinin müvekkili ile akdedilirken SPK seri: V No 46 sayılı tebliğin amir hükümlerine riayet edilmediğini,

müvekkilini bankanın işlemi içeriği hakkında bilgilendirmediğini ve sözleşmenin ayrılmaz parçası olan müşteri tanıma formunun müvekkilinden edinilmediğini, bankanın müşterisini tanımadığını ve müşterinin imzaladığı sözleşme ile üstlendiği taahhütleri anlamadığını, yine yatırımını nasıl değerlendireceğini bilmediğini, müşteri tanıma formu ve genel türev işlemler çerçeve sözleşmesi,

opsiyon sözleşmesi yapıldıktan sonra müvekkilinin imzasının sonradan alındığını, SPK Tebliği gereğince bariyerli opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili ile işlem yapan şube personellerinin tebliğ hükümleri gereğine mesleki yeterliliklerinin bulunmadığını, müvekkilinin toplamda, 167.580,00 TL'nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyen faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının dava konusu edilen opsiyon işlemi ve riskleri konusunda bilgi sahibi olduğunu, daha önce birçok kez müvekkili banka dışındaki bankalar ile opsiyon işlemi yaptığını, davacının bilinçli olarak dava konusu işlemleri serbest iradesi ile gerçekleştirdiğini, dava konusu işlemlerin SPK mevzuatına tabi olmadığını, müvekkili bankaca yapılan işlemlerde taraflar arasında imzalanmış olan opsiyon sözleşmelerine ve bankacılık teammüllerine aykırı bir husus bulunmadığını, her işlem öncesi davacı tarafa yeterince bilgi verildiğini, davacı tarafından imzalanan genel türev ürünler çerçeve sözleşmesinde de işlemin riskleri, risk bildirim formunda açıklık kazandığını, davacının ilk kez opsiyon işlemi yapmadığını bildirerek savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapıldığı çekişme konusu olmayan 08.01.2010 tarihli genel türev işlemler çerçevesi sözleşmesine dayalı yapılan münferit döviz opsiyonu işlemleri ile ilgili 08.07.2011, 12.07.2011 ve 15.07.2011 tarihli bariyerli opsiyon dekontu ve sözleşmeleri düzenlendiği, kamu düzenine ilişkn TBK hükümlerinin 01.07.2012 tarihinden önce yapılan sözleşmelere de uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin özelliği itibariyle bariyer tipi knock out sözleşmesi olduğu ve sadece alt bariyer olup, üst bariyerlerin kararlaştırılmadığı,

davacının sözleşmeler öncesi dava dışı HSBC Bank A.Ş ile vadeli döviz opsiyon işlemlerini gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve formlarda opsiyon işlemlerinin niteliği, özellikleri ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilerin yer aldığı nazara alındığında davacının söz konusu işlemler ve riskler yönünden bilgi sahibi olduğu ancak, türev işlemler çerçeve sözleşmenin 2.7.maddesi uyarınca,

davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak sonlandırmayı talep etmesi halinde bankaya tamamen kendi insiyatifinde ve tek taraflı olarak belirleyebileceği bir fiyatı verme hakkının tanındığı ve ancak müşterinin bu fiyatı kabul etmesi ve tarafların mutabık olmaları durumanda sözleşmenin sonlandırılmasının mümkün olabileceği düzenlemesi karşısında davacının söz konusu sözleşmeleri tek taraflı olarak iptal etmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki döviz opsiyon sözleşmeleri kapsamında davacıya sözleşmeyi belirli şartlarda ve döviz kurlarının çok yükselmesi durumunda tek taraflı olarak iptal etme hakkı tanıyan bir şartın yer almadığı,

bu nedenle sözleşmenin TBK'nun 25 m. hükümlerine aykırı olduğu ve TBK 27. madde hükümleri nazara alındığında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, 167.580,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, taraflar arasında akdedilen opsiyon sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası ile davacıdan haksız olarak tahsil edilen bedelin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece sözleşmede bulunan hükümlerin TBK'nın 20-25. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarına aykırı olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, dava konusu Genel Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi 08.01.2010, Bariyerli Opsiyon Dekontu ve Sözleşmeleri ise, 08.07.2011, 12.07.2011, 15.07.2011 tarihli olup, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler olduğu anlaşılmakla,

6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Konun'un 1. maddesi gereğince uyuşmazlıkta mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması sonucunda sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşullarına ilişkin TBK 20 ve devamı maddeleri uyarınca denetime tabi tutulamayacağı nazara alınarak inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1251, K. 2020/4358, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1251
Karar No
2020/4358
Tarih
22 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/1255 K.2020/5889
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/1256 K.2020/16758
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/1258 K.2020/6210
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1260 K.2020/3991
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1261 K.2020/4361
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/1261 K.2020/5950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.