KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/1286 E., 2020/3007 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2020
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07/09/2015 gün ve 2014/497 - 2015/461 sayılı kararı onayan Daire'nin 04/12/2018 gün ve 2016/15012 - 2018/7599 sayılı kararı aleyhinde davacı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın ... şubesindeki yetkililer tarafından kendisine üst segment müşterisi olduğu ifade edilmek ve gerçek dışı beyanlarla yanıltılmak suretiyle döviz opsiyon işlemleri yapılması konusunda ikna edildiğini, opsiyonun bariyere değmesinden sonraki süreçte kandırıldığını anladığını, davalının hile ile akdedilen sözleşmeden sonra yaptığı işlemlerde de kusurlu olduğunu, lisansı olmayan personelin ürün pazarlamasına izin verdiği gibi, işlem hakkındaki kontrol ve denetim görevini de yerine getirmediğini, risk bildirimine dair sözleşmenin sonradan imzalatıldığını, opsiyon sözleşmesi ve teyit formunun yetersiz olduğunu,
opsiyon işleminin bariyere değmesinden sonra da kendisine yanlış ve hatalı bilgi verildiğini, yatırımcı desteği verilmeyerek yapılabilecek işlemlerin yapılmadığını, yeterli teminat olmasına rağmen yeni işlem yapılmadığını, keyfi teminat oranı uygulamakla zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, SPK'na bildirdiği teminat oranlarının dışında işlem yaptığını, aynı şubede kendisi gibi birçok müşteri zarar gördüğünden banka müdürü ve ticari temsilcinin görevine son verildiğini ileri sürerek,
davalının kasıtlı ve kusurlu fiilleri ile 830.000,00 TL zarara neden olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacının HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1286, K. 2020/3007, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama