KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/1428 E., 2021/29 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2021
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.05.2016 gün ve 2015/376 - 2016/159 sayılı kararı onayan Daire'nin 14.01.2019 gün ve 2017/2947 - 2019/299 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yapılan 2014/90513 sayılı 7. ve 11. sınıf mallar kapsayan “SERVİS PLUS” ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK 7/1-b maddesi uyarınca bir kısım mallar yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine TPMK YİDK tarafından verilen kararda 556 sayılı KHK 7/1-b maddesine dayalı verilen ret kararının kaldırıldığı ancak başvuru konusu markadaki “SERVİS” ibaresinin başvuru kapsamındaki mallar bakımından ayırt edici olmaması,
vasfı bildirici olması ve ticaret alanında herkesin kullanımına açık olması nedeniyle 556 sayılı KHK 7/1-a ve c bendi uyarınca marka başvurusunun reddine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu ibarenin bir bütün olarak ayırt edici olduğunu, ibareye eklenen “PLUS” ibaresinin markaya yeterli ayırt edicilik kazandırdığını, kapsadığı malları tanımlayıcı nitelikte olmadığını, sadece mal ve hizmetleri çağrıştıran ibarelerin tanımlayıcı kabul edilemeyeceğini, davalı kurum nezdinde “SERVİS” ibareli tescilli markaların bulunduğunu,
müvekkilinin bağlı olduğu holding bünyesinde yurt dışında tescilli “SERVİS” ibareli bir çok markanın bulunduğunu, İngilizce konuşan ülkelerde de ibarenin aynı anlamda kullanılmasına karşın bu durumun marka tesciline engel oluşturmadığını ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1428, K. 2021/29, 18 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama