KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/1763 E., 2020/783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/10/2018 tarih ve 2017/678-2018/788 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını,
anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada kamulaştırmasız el atma nedeniyle müvekkili aleyhine Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/642 E sayılı dosyası ile açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve davaya istinaden müvekkilinin icra dosyasına 9.612,22 TL ödeme yaptığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 3.108,00 TL temyiz harç ve masraflarının ödeme tarihlerinden itibaren uygulanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, rucuya konu kamulaştırmasız el atılan taşınmazdaki irtifak hakkının... lehine irtifak hakkı tesisi ile tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, davalı TEDAŞ'ın bu hakla ilgisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kamulaştırmasız el atma davasında... lehine irtifak hakkı tesisi ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup, kamulaştırma dosyasındaki tapu kaydında da... lehine irtifak hakkı tesis edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1763, K. 2020/783, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama