İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1866 K.2020/121

Taraflar arasında görülen davada Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16/01/2018 tarih ve 2016/126 E.- 2018/15 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.…

Esas2019/1866Karar2020/121Tarih8 Ocak 2020Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/1866 E., 2020/121 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

954 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16/01/2018 tarih ve 2016/126 E.- 2018/15 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 14/02/2019 tarih ve 2018/1006 E.- 2019/180 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalıyı hiçbir bedel almaksızın %50 hisse ile kurduğu şirkete ortak yaptığını, ancak noter olarak başka bir ile atanmasının ardından noterlerin ticaretle uğraşma yasağı bulunduğundan hisselerini davalıya devrettiğini, davalının devir bedelini ödememesi nedeniyle Safranbolu İcra Müdürlüğü'nün 2015/218 sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, hisse devrinin noter huzurunda yapıldığını ve noterlikçe düzenlenen hisse devri sözleşmesinde davacının ''Devir bedelini nakden ve tamamen aldım'' şeklinde beyanda bulunduğunu, aksinin ispatının ancak resmi senetle mümkün olduğunu savunarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının hem hisse devrine dayanıp, hem de hisse devrinin muvazalı bir şekilde yapıldığını iddia etmesinin çelişkili olduğunu, kişinin kendi muvazaasına dayanarak hak iddiasında bulunmayacağını, devirden sonra imzalanan 21/03/2013 tarihli belge esas alındığında ise tarafların gerçek iradesinin hisse devri olmadığından davacı tarafın talep edebileceği bir hisse devri bedeli de bulunmadığı, davacının alacağında haklı olduğunu ispat edemediği, taraflar arasında görülmüş olan ceza dosyaları da dikkate alındığında takipte haksız olup kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçeleriyle davanın reddine, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını ispat edemediği, davacı yanın takip yapmakta haksız ise de kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kötü niyet tazminatı yönünden kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kötü niyet koşulu gerçekleşmediğinden davalının kötü niyet tazminatı istenimin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 08/01/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişilmiş, davalının borca itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi için işbu dava ikame edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararında, bir taraftan hisse devrine ilişkin noter senedinde devreden davacının devir bedelini aldığını imzası tahtında beyan ettiği, aksinin aynı kuvvette bir belge ile ispatlanamadığı sonucuna varıldığı belirtilmiş, bir diğer yandan ise, davacı vekilinin duruşma zaptına yansıyan beyanı da gözetilerek, tarafların gerçek iradesinin hisse devri olmadığı,

taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin devam ettiği, noterde gerçekleştirilen hisse devir sözleşmesinin üçüncü kişileri yanıltmaya yönelik göstermelik bir belge niteliğinde bulunduğu kabul edilmiş, ortada bir devir bedeli ve buna bağlı bir alacak hakkının varlığından söz edilemeyeceği belirtilerek her iki hal bakımından da davanın reddine, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacıdan takip konusu alacağın %20’si oranında tazminatın tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu karar aleyhine davacı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuş, başvuru dilekçesinde mahkemenin her iki kabul şekline ilişkin istinaf sebepleri ileri sürülmüş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının mahkemenin kabul şekline ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek bu yöne ilişkin yerel mahkeme gerekçesi ve sonuçta davanın reddine dair karar isabetli bulunmuş ancak “somut olayda davacının kötüniyetli kabul edilemeyeceği” biçiminde bir gerekçe ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davalı yanca, noter devir senedine izafeten hisse devir bedelinin ödendiği, bu nedenle davacının bir alacağı bulunmadığı halde icra takibine giriştiği ileri sürülerek sadece tazminat isteminin reddine yönelik hüküm bakımından temyiz edilmiştir.

Hemen belirtilmek gerekir ki, ilk derece mahkemesince bir yandan ortada geçerli bir hisse devrinin varlığının kabul edilmesi, diğer yandan ise hisse devri sözleşmesinin muvazaa anlaşmasına bağlı görünürdeki hukuki işlem olarak kabulü suretiyle sonuca varılması, kendi içerisinde çelişkili bir yaklaşım olup, bölge adliye mahkemesince bu gerekçenin benimsenmesi yerinde değilse de, temyiz aşamasındaki hukuka uygunluk denetiminin -ortada HMK’nın 369/1. maddesi ile ilişkilendirilebilecek bir husus bulunmadığından- temyiz edenin sıfatı ve ileri sürdüğü temyiz nedenleri ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

Bu anlamda, bölge adliye mahkemesinin kararındaki tazminatın reddine ilişkin hükmün, sadece, hisse devir senedinde bedelin tahsil edildiği yazılı olmasına rağmen icra takibine girişilmesi olgusu üzerinden hukuka uygunluğu denetlenmelidir.

Bu sınırlı çerçevede yapılan değerlendirmede, Dairemizin aynı nitelikteki bir başka davaya ilişkin 20.6.2017 tarih ve 4870-3892 sayılı emsal niteliğindeki kararında da isabetle vurgulandığı üzere, bölge adliye mahkemesince bizzat davacı ikrarı ile hisse devir bedelinin ödendiği, davacının bir alacağının bulunmadığı kabul edildiğine göre, bu bedelin tahsili için girişilen icra takibi hem haksız ve hem de kötüniyetli kabul edilmelidir.

Davacının bu kabul çerçevesinde iyiniyetli olduğunu ileri sürebilmesi olanaksız olup kötüniyetin ayrıca ispatına da gerek bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı yararına tazminat hükmü kurulması gerekirken, yetersiz gerekçeye dayalı olarak bu yoldaki davalı isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/1866, K. 2020/121, 8 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1866
Karar No
2020/121
Tarih
8 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/1866 K.2020/141
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/1867 K.2020/18
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/1867 K.2020/120
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/1868 K.2020/190
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1868 K.2020/727
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1868 K.2020/169

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.