KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2162 E., 2020/330 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/01/2019 tarih ve 2017/173-2019/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı dava dilekçesi ile, Nasa Seyahat İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti.ne ait 1 adet silindir iş makinesinin Mersin'den Irak'a 73 DP 369/370 plakalı araçla naklinin 0100.00474080.0000 sayılı emtia nakliyat poliçesiyle müvekkili şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, 15.04.2005 tarihinde Mersin'den 73 DP 369370 plakalı vasıtaya yüklenen 15.04.2005 tarihli kazada hasarlanan ve alıcısına teslim edilemeyen sigortalı emtiada meydana gelen hasar nedeniyle 06.07.2005 tarihinde sigortalıya 106.703,20 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, 106.702,00.TL.nin 06.07.2005 tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erhak Ulus.Taş. Pet.Müş.San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin taşımaya tahsis edilen aracın maliki ve işleteni olmadığını, ayrıca müvekkilinin TTK.Karayolları Taşıma Kanunu ve CMR.nin taşıma akdine ilişkin düzenlemelerde de taşıyan sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davalı şirketin taşıyıcı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirkete yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak davalı gerçek kişiler aleyhine verilen ilk hüküm, bu davalılarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup, mahkemece temyize konu kararda adıgeçen davalılara açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu husus re’sen bozma sebebi teşkil edecek olmakla davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile davalı gerçek kişiler hakkında verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2162, K. 2020/330, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama