KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2390 E., 2021/1652 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.09.2017 gün ve 2016/587 - 2017/193 sayılı kararı bozan Daire'nin 04.03.2019 gün ve 2017/4939 - 2019/1712 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 1984 yılında İstanbul'da kurulduğunu ve 29 yıldır TURMAR unvan ve markası ile Sörvey, Müşavirlik ve Deniz Ticareti alanlarında ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise 2008 yılında Aydın'da kurulduğunu, mermercilik faaliyeti ile iştigal ettiğini, faaliyet konuları arasında denizcilik bulunmadığını, davacı şirketin kurulduğu yıldan beri “TURMAR” ibaresini markasal olarak yoğun şekilde kullandığını, “TURMAR + Şekil” markası için TPMK nezdinde yapılan marka başvurusunun davalının davacıdan 4 ay önce tescil ettirmiş olduğu “TÜRMAR” ibareli markası nedeniyle bazı sınıflarda tescil edilmediğini,
“TURMAR” markası üzerinde davacı şirketin öncelik hakkı bulunduğunu, davalının kullanımının haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalı “TÜRMAR” markasının tescilli olduğu 35, 37 ve 39. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, “TÜRMAR” unvanının davalının maruf ve meşhur hale getirdiğini, davacının öncelik hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 35. sınıfta yer alan müşavirlik hizmetleri ve 39. sınıfta yer alan taşımacılık hizmetleri bakımından davacının dava konusu işaret üzerinde öncelik hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2390, K. 2021/1652, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama