KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2421 E., 2021/1945 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.06.2015 gün ve 2015/8 - 2015/159 sayılı kararı onayan Daire'nin 20.02.2019 gün ve 2017/4406 - 2019/1396 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada, davacı şirket vekili, müvekkilinin dondurma sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, davalının kendisi adına 30. sınıfta dondurma alt grubunda 116652 sayılı "KESME" ibareli markasına dayanarak, müvekkiline ait MADO ...Şubesi'nde müvekkilinin kesme dondurma ibaresini kullandığı yönünde delil tespiti yaptırıldığını, 556 sayılı KHK'nın 7/1-f bendi uyarınca mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların tescil edilemeyeceğini, davalının "kesme" ibaresini dondurmacılıktan alarak kesme dondurmanın kaynağı olan Kahramanmaraş yöresini hatırlamak istediğini,
KESME ibaresinin KHK'nın 5. maddesi anlamında ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de kesme dondurmayı ilk defa imal ettiğini, müvekkilinin yaptırdığı delil tespitinde davalının Kayseri'deki şubelerinde müşterilere verilen menü listesinde ve panolarda "Kesme Dondurma" ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalı tarafın Türkiye'de televizyonlarda geniş kitlelere yayın yapan büyük kanallarda "Kesme Dondurma" reklamı yapmak suretiyle haksız rekabet yaptığını ileri sürerek, haksız rekabet nedeniyle markaya tecavüzünün önlenmesine, men'ine, 20.000,00 TL maddi tazminat ve 80.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma ilamından önce kesinleşen yönler için karar verilmesine yer olmadığına, davalının markasını kötüniyetle tescil ettirdiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine dair verilen karar asıl davada davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2421, K. 2021/1945, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama