KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2623 E., 2020/610 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2020
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 tarih ve 2015/52 E- 2017/493 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/03/2019 tarih ve 2018/915 E- 2019/252 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 99/013169 sayılı “BIANCA LUNA HOME+ŞEKİL”, 2012/101481 ve 2013/02879 sayılı “BL BİANCA LUNA+ŞEKİL” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin “CİTY BİANCA” ibareli markanın 24, 25 ve 35. sınıflarda adına tescili için 2013/51774 numarası ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK’in 2014-M-16764 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, davalı şirket markasındaki “CİTY” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, başvuru konusu markanın müvekkili şirket markalarının serisi olarak algılanabileceğini,
başvurudan 24. sınıfta kalan emtialar çıkarıldığı halde 24. sınıf ile ilgili 35. sınıftaki hizmetlerin çıkarılmadığını, müvekkiline ait 99/013169 numaralı kapsamında kalan 26. sınıf emtiaların 35. sınıftaki hizmetlerinin davalı şirkete satış hakkının verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 2012/101481 sayılı markasının ise 35. sınıf hizmetlerin tamamının kapsadığını buna rağmen davalı şirket başvurusundan “sekreterlik, büro makinelerinin kiralanması, personel işe yerleştirme v.b…” hizmetlerin çıkarılmamasının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin “BİANCA” esas unsurlu markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek,
YİDK’in 2014-M-16764 sayılı kararının 556 sayılı KHK 7/i, 8/b, 8/4 ve 9/b maddeleri gereğince iptaline, davalı şirketin 2013/51774 sayılı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, dava konusu markanın kapsamında kalan mal ve hizmetlerin davacı markaları kapsamında kalan mal ve hizmetlerle farklı olduğunu, davacının itiraz aşamasında tanınmışlık ile ilgili delillerini bilgi ve belgelerle ortaya koymadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "CİTY BİANCA" ibareli marka başvurusu ile davacının "BİANCA" asıl unsurlu markaları arasında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden, görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "BİANCA" ibaresinin baskın olarak ön plana çıktığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2014-M-16764 sayılı kararının davacı tarafça yapılan itiraz kabul edilmeyen kısımları yönünden de iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2623, K. 2020/610, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama