KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2870 E., 2020/914 K.·Mahkemesi :fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/03/2018 tarih ve 2016/126-2018/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava,
6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile özdeşleşmiş mor renkli solunum cihazına özgü mor rengi davalının aynı tür ürünler üzerinde kullandığını, bu suretle davacı aleyhine haksız rekabet yaratıldığını ileri sürerek; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ürünlerin karıştırılma ihtimali olmadığını, reçeteli ve kutulu biçimde satıldıklarını, kutu üzerinde tarafların markaları bulunduğunu, aparatların da aksam yerleri bakımından birbirlerinden ayrıldıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ürünlerinin üzerinde bulunan markaların tescilli olduğu, bu nedenle davaya bakmakta görevli bulundukları, davacının mor renge ilişkin yaptığı marka başvurusunun reddedildiği, mor rengin ilaç sektöründe ilacın sınıfını bildirir mahiyette kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2870, K. 2020/914, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama