KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/2957 E., 2020/911 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2017 tarih ve 2016/192 E.- 2017/513 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1123 E.- 2019/546 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2014/96071 sayılı "AFİYETLE DİYET" ibareli marka başvurusunun, müvekkilinin adına tescilli "AFİYET" ibareli marka ile benzer olduğunu ve taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, "DİYET" ibaresinin gıda emtiası için ayırt ediciliğinin olmadığını, "AFİYET" ibaresinin ise "hasta olmama, sağlık, esenlik" anlamlarına geldiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun, davacının ürünlerinin diyet çeşidi olduğu şeklinde algılanacağını, buna rağmen müvekkilinin anılan başvuruya itirazının, davalı TPMK YİDK’nın 12.03.2016 tarih ve 2016-M-2665 sayılı kararı ile haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek,
davalı TPMK YİDK. kararının 31. sınıflar bakımından iptali ile dava sonuna kadar tescil edilmiş olması halinde 2014/96071 sayılı “afiyetle diyet” markasının 31. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin "afiyetle diyet" markasını 2009 yılından beri kullandığını, "afiyetle diyet" kitabının 2009 yılında yayınlandığını, davalı şirketin "afiyetle diyet" markasının ilk kez 2009 yılında 16 ve 41. sınıflar için tescil ettirdiğini, daha sonra 2014/52184 tescil numarası ile 35 ve 44, 2014/96071 tescil numarası ile 05, 09, 29, 30, 31, 32 sınıflarda tescil ettirdiğini, davalı şirketin ilk tescilinin davacının tescilinden önceye dayandığını, taraf markalarının benzemediğini, "afiyet" ibaresinin yiyecek ve içecek ürünlerinde ayırt ediciliğinin bulunmadığını, TPMK nezdinde kayıtlı 108 adet "afiyet" ibareli marka bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, zira taraf marka ve hükümsüzlüğü istenen emtiaların benzer ve aynı tür olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'nın 12/03/2016 tarih 2016-M-2665 sayılı kararının 31 sınıf tüm alt gruplar yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/96071 sayılı markanın tescilli olduğu 31 sınıf tüm alt grupları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve Kurum vekili ayrı ayrı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/2957, K. 2020/911, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama