İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3168 K.2020/1218

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2014/931 E. - 2017/1031 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2019/3168Karar2020/1218Tarih11 Şubat 2020Okuma7 dk · 1.305 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/3168 E., 2020/1218 K.·Mahkemesi : Adliye Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.305 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2014/931 E. - 2017/1031 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 14/03/2019 tarih ve 2018/935 E. - 2019/320 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili Banka ile davalı ... İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd.

Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine (GKS) istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmede kefil sıfatı ile sorumluluklarının bulunduğunu, kredi kullanan davalı şirkete toplam 3.557.000,00 TL bedelli teminat mektupları verildiğini, davalı şirketin ödemelerini aksatması sebebiyle kredi hesabının kat edilerek teminat mektuplarının bedelinin depo edilmesinin talep edildiğini, teminat mektup bedellerinin depo edilmediği gibi teminat mektuplarının müvekkiline iade de edilmediğini,

GKS’nin 21/b maddesi gereğince müvekkilinin teminat mektup bedellerinin bedelinin depo edilmesini talep etme hakkının bulunduğunu ileri sürerek, mer’i teminat mektuplarından kaynaklanan 3.557.000,00 TL'nin davalılar tarafından davacı bankada faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, dava sırasında teminat mektuplarının nakde dönüşmesi halinde ödeme tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenen cari kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranının % 50 fazlasının ilave edilmesi suretiyle hesap edilecek tutarda temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnş. Tic. İth. İhr. ve Turz. Ltd. Şti. vekili, davacıdan alınan teminat mektupları ile ilgili işin kesin kabulünün yapılmadığını, bu nedenle mektupların iade edilemediğini, müvekkili ile davacı arasında uzlaşma tutanağı imzalanarak kullanılan kredilerin yapılandırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalılar arasında 30.06.2014 tarihinde imzalanan “Uzlaşma Tutanağı” kapsamında tutanak tarihi itibariyle mevcut borçların tutanak hükümleri çerçevesinde tasfiyesi hususunda taraflarca mutabakata varıldığı, davaya konu 3.557.000,00 TL’nin de işbu uzlaşma tutanağı kapsamına dâhil edildiği, uzlaşma tutanağı hükümlerinin tarafları bağlayıcı olduğu, davacı bankanın davalıların uzlaşma tutanağındaki hükümleri yerine getirme hususunda temerrüde düştüklerini ispat edemediği,

tutanağın 30.06.2014 tarihinde imzalandığı ve tutanak hükümlerine göre imza tarihini takip eden ilk üç aylık devre komisyonu tahakkuk tarihinin 30.09.2014 olacağı ve bu tarih henüz dolmadan davacı bankanın 19.08.2014 tarihinde eldeki davayı ikame ettiği, uzlaşma tutanağındaki borcun ödenmesinde temerrüdün söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, teminat mektupları bedelinin depo edilmesine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında davadan önce düzenlenen uzlaşma tutanağına göre komisyon bedelinin vadelerinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve henüz vadenin gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dava, komisyon bedellerinin ödenmesine yönelik olmayıp, teminat mektuplarından doğan riskin gerçekleşmesi ihtimaline binaen bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen protokolün 4. maddesinde teminat mektubu komisyonlarının ne şekilde ödeneceği, 5. maddesinde ise teminat mektuplarının akıbeti düzenlenmiştir. Mahkemece uyuşmazlığın protokolün 5. madde çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.

Protokolün 5. maddesine göre, davalı borçlu şirket, teminat mektubunun muhatabı olanlar aleyhine mektupların hükümsüzlüğü/iadesi istemiyle dava açacak ve bu davada ayrıca teminat mektuplarının tazminin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edecek, şayet tedbir kararı için mahkemece teminat istenirse bu uğurda teminat için gerekli olacak teminat mektubu da davacı banka tarafından karşılanacaktır.

Oysa somut olayda davalı şirket, Uzlaşma Protokolünde kararlaştırıldığı şekilde teminat mektuplarının iadesi talepli dava açmamış, cevap layihasında da henüz kesin kabul yapılmaması sebebiyle dava açamayacağını savunmuştur.

Bu durumda, taraflar arasında düzenlenen protokolün 1, 17, 18. maddeleri gözetilerek davacı bankanın teminat mektupları bedelinin deposu isteminin haklı olduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bu nedenle hükmün temyiz eden davacı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 20.07.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ne istinaden, davacı tarafın davalı taraftan 1.105.670 TL nakdi alacağının, davalıya vermiş olduğu teminat mektuplarına izafeten de 3.557.000 TL de gayri nakdi alacağının bulunduğu, buna mukabil davalının da davacı lehine 2.130.000 TL bedelli üç adet ipotek tesis ettiği, anılan borca izafeten taraflarca 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı başlıklı protokol imzaladıkları, söz konusu teminat mektupları için 3’er aylık devrelerle geçerli olmak üzere davalının komisyon ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.

2- Yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece, bilirkişi raporuna istinatla, davacı , davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediği ve temerrüde düştüğü ileri sürülmüş ve bu nedenle Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri uyarınca teminat mektupları bedelinin depo edilmesi talep edilmiş ise de, 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı protokolü uyarınca davadan önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

3- Daire heyeti üyeleri arasında, davacının ancak 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağındaki yükümlülüklerin ihlali halinde davacı tarafın, 2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerine istinaden talepte bulunabileceği hususunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.

4- Taraflar arasında imzalanan 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı protokolü uyarınca davacı tarafça üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde 2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerine dönülmesi mümkün ise de, davalının 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı protokolündeki yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ve davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispat edilememiştir.

Davacı taraf temyiz dilekçesinde ise, davalı tarafın, Protokol’ün 8.maddesi uyarınca, ipotekle temin edilen borcun, tahsis edilen ipoteklerle karşılanmaması halinde kalan miktarın davalı tarafça 24 eşit taksitte ödenmesinin taahhüt edildiği halde bu borcun ödenmemesi nedeniyle davacı tarafın 05.05.2016 tarihli Noter İhtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğü ileri sürülerek davanın reddi kararının bozulması talep edilmiştir.

5- Hukuk yargılamasındaki temel ilke uyarınca, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. Bu ilkeden hareketle, dava tarihinde henüz müeccel hale gelmemiş bir alacak için dava açılması mümkün değildir.

6- Somut olayda, davalı taraf, nakti ve gayri nakti borçlarının bir kısmını teminat altına almak için davacı taraf lehine 3 adet taşınmaz üzerinde ipotek tesis etmiş olup, şayet ipotek bedelleri borcu karşılamaz ise o takdirde kalan borcu davalılar Protokol’ün 8.maddesi uyarınca 24 eşit taksitte ödeyecektir.

Oysa, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun yapılandırıldığı 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı protokolü uyarınca, henüz ipotekli taşınmazlar paraya çevrilmeden çok önce, 19.08.2014 tarihinde (Protokol’den yaklaşık 50 gün sonra) genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı tarafa verilen teminat mektuplarının kendilerine iade edilmediği ve bu nedenle davalı tarafın 28.11.2013 tarihinde temerrüde düşüldüğü gerekçesiyle mektup bedelinin depo edilmesini talep etmiştir.

Diğer bir anlatımla, 30.06.2014 tarihli Uzlaşma Tutanağı ile borç ödemesi yeniden yapılandırıldığı ve yapılandırma protokolüne davacı tarafın her hangi bir aykırı davranışı ve borcu doğmamasına ve bu konuda temerrüde düşürülmemesine rağmen, Protokol öncesi döneme ait ihtarname gerekçe gösterilerek teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi istenilmektedir.

Oysa taraflarca 30.06.2014 tarihinde yeniden yapılandırma niteliğindeki Uzlaşma Tutanağındaki yükümlülükler ihlal edilmeden ve bu konuda davalı temerrüde düşürülmeden davacı tarafın, sanki protokol hiç imzalanmamış gibi önceki sözleşmeye ve önceki sözleşme dönemindeki

ihtarnameyi istinatla her hangi bir talepte bulunulması mümkün değildir. Nitekim davacı taraf bile Uzlaşma Tutanağındaki yükümlülüğün, dava açıldıktan ve ipotekli taşınmazlar dava sırasında paraya çevrilip borcu karşılamadığının anlaşılmasından sonra, bu davanın yargılaması sürerken 05.05.2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü ifade etmiştir.

7-Daire çoğunluğunca, davacı tarafın temyiz sebeplerinden de soyut şekilde, Protokolün 5.maddesindeki, davalının teminat mektuplarını elinde tutan üçüncü kişiye teminat mektuplarının iadesi davası açma yükümünü ihlali nedeniyle davacı tarafın önceki genel kredi sözleşmesine istinaden teminat mektubu bedellerinin depo edilmesini talep edebileceğine ilişkin görüşlerine katılmıyorum.

Zira, davacının böyle bir iddiası ve temyiz sebebi bulunmadığından, HMK 26.maddesi hükmüne aykırı olarak talepten başkasına ve fazlasına karar verilemeyeceği gibi, bu yükümlülüğün ihlali yönünden dahi davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden, bu gerekçeyle önceki genel kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması da talep edilemez.

Anılan nedenlerle, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, Daire çoğunluğunun kararın bozulması yönündeki görüşlerine katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3168, K. 2020/1218, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3168
Karar No
2020/1218
Tarih
11 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3169 K.2020/1406
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3170 K.2020/1930
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3170 K.2020/1097
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/3171 K.2020/1000
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/3171 K.2020/1162
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/3171 K.2020/1328

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.