KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/3599 E., 2020/1381 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/01/2019 tarih ve 2018/38-2019/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiltere'de ikamet etmekte olup davalı banka nezdinde 1995 yılında ... ve ... numaralı vadeli döviz hesabı açtırdığını, en son Türkiye’ye geldiğinde hesaplarının kapatılmış olduğunu öğrendiğini, hesaplarda bulunan paranın haksız olarak TMSF’ye devredildiğini ileri sürerek devri yapılan meblağın hesap açılış tarihinden itibaren işleyecek sözleşmesel faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ve husumet itirazında bulunarak usulüne uygun olarak hesabın kapatılarak TMSF’ye devrinin sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait 1995-2007 yılları arası hesap ekstresinin bulunmadığı ve hesabın bu dönemler itibariyle açılıp açılmadığının tespit edilemediği, davacıya ait hesabın devredildiği 2008 yılı itibariyle ... nolu hesabında 6.905,43 GBP ve ... nolu hesabında 4529,97 GBP cinsinden nakit tutarın bulunduğu, hesapta bulunan İngiliz Sterlini (GBP) cinsinden tutarın devir tarihi itibariyle döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilmesi neticesinde davacının toplamda 27.187,85-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 27.187,85 TL alacağın devir tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece 16.02.2016 tarihli kararda davacı lehine 30.818,25 TL’ye hükmedilmiş ve davalının temyizi üzerine Dairemizce sadece faiz başlangıç tarihi yönünden hüküm bozulmuştur. Bu durumda alacak miktarı yönünden davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bu kez 27.187,85 TL’ye hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3599, K. 2020/1381, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama