İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3688 K.2020/2365

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2015/285 E- 2017/419 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge…

Esas2019/3688Karar2020/2365Tarih4 Mart 2020Okuma5 dk · 1.078 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/3688 E., 2020/2365 K.·Mahkemesi : Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.078 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2015/285 E- 2017/419 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1100 E- 2019/572 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan verimi artırmaya yönelik kimyasal solüsyonların imal ve satışı ile uğraşan, tanınan bir kuruluş olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerini tescilli markaları ile sürdürdüğünü, Türkiye’de 13.08.1999 tarih ve 99 013286 sayılı "KTS", 12.12.2011 tarih ve 2011/108974 sayılı "KTS", 30.12.2013 tarih ve 2013/108034 sayılı "KTS" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkili şirket ile aynı işkolunda olan davalının "KTS" markasının müvekkiline ait olduğunu bildiğini,

ancak "KTS" markalarının aynısını ve/veya iltibas yaratacak düzeyde çok yakın benzerlerini müvekkilinden izin almaksızın imal edip satışa arz ettiğini, davalı her ne kadar kanunu dolanmak gayesi ile "KTS" ibaresinin yanına üretici firma adını eklemiş ise de davalının ürünlerini satmasını sağlayan unsurun "KTS" markası olduğunu, davalı eylemlerinin marka tescilinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksızlığının tespitine, haksız rekabetin men’ine, markaya tecavüzün ref ve men’ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,

10.000 TL manevi, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslah ederek 20.000 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davacı markasının "K.T.S." ibareli olduğunu, müvekkilinin yaklaşık iki yıl öncesine kadar Amerikalı Grow More şirketi ile arasındaki distribütörlük anlaşması kapsamında “GROW MORE KTS-FORTE” markalı ürünü ithal ederek yurt içinde sattığını ve bu ibare içerisindeki KTS ibaresinin davacı markası ile benzerlik yaratmak amacıyla değil ürün içerisindeki kimyasalların gösterilmesi amacıyla kullanıldığını, bu kısaltmanın ziraat-gübre sektöründe "Potasyum Thio Sülfat" bileşeninin genel adı olarak bilindiğini, bu nedenle de ürünün içeriğine işaret etmek amacıyla kullanıldığını, müvekkilinin ithalatını ve satışını yaptığı ürün üzerindeki “GROW MORE KTS-FORTE” ibaresi ile davacının markası olan "K.T.S." ibaresinin aynı veya

ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gibi ziraat-gübre sektöründe bu ibare ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, “Grow More” ibaresinin, ürünün üreticisi olan ve sektörde gayet iyi bilinen Amerikan firmasının ticaret unvanı olup “KTS” ibaresinin de ürünün içeriğine işaret amacıyla kullanıldığını, 556 sayılı KHK’nın 64. maddesinde düzenlenen tazmin yükümlülüğünün doğması için marka hakkına tecavüzün kabul edildiği hallerde dahi mütecavizin kusurlu olmasının aranacağını,

müvekkili şirketin 15 yıldan uzun bir süreden 2 yıl öncesine kadar "GROW MORE KTS FORTE" isimli bu ürünü ithal ederek yurt içinde satmaya başladığını, basiretli bir tacir olması beklenen davacının ise bu duruma bu kadar süre sessiz kaldığını, müvekkili şirkette bu ibarenin kullanılmasına bir itirazı olmadığı kanısını uyandırdıktan sonra huzurdaki davayı açmış olmasının açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının “GROW MORE KTS – FORTE” ibaresini kimyevi gübre emtiası üzerindeki fiili kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 61. ve 9. maddeleri anlamında davacının 99/013286 sayılı “KTS” ibareli marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının kullanımının 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi kapsamında olmadığı, davacının davalı kullanımlarına sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı,

davacı lehine 01.01.2010 tarihi ile dava tarihi tarihi arası dönem için BK 50/2 md kapsamında hesaplanacak maddi tazminatın 20.000TL’nin altında olmaması gerektiği, markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat istenebileceği,

556 sayılı KHK'nın 62/1-6 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri uyarınca bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının markaya tecavüzü sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak,

davacı adına daha önce tescilli markayı bilebilecek durumda iken gerekli izni almaksızın davacı markasını kullanmasının, tescilli markayı ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait ismin kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği,

tarafların mali durumları da göz önünde bulundurularak zenginleşme amacı taşımayacak şekilde 6.000 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının satışa konu ettiği ürünler üzerinde gübre solusyonları ve benzeri emtialarda "KTS" ibaresini kullanımının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, markaya tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, "KTS" ibaresinin ticari amaçla bulundurulduğu her türlü tanıtım vasıtaları üzerinden silinmesine,

silinmesi mümkün olmayanların imhasına, ticari amaçla bulundurulduğu her yerde el konulmasına, 6.000 TL manevi, 20.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren değişir oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "GROW MORE KTS – FORTE" ibaresini kimyevi gübre emtiası üzerindeki kullanımının, davacının 99/013286 sayılı “KTS” ibareli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, "KTS" ibaresinin bir kimyevi ürünün kısaltması olmadığı, Yargıtay denetiminden geçen başka dava dosyalarında da söz konusu ibarenin tanımlayıcı olmadığının kabul edildiği, dolayısıyla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı,

her ne kadar davalı vekilince 15 yılı aşkın süredir dava konusu kullanımın gerçekleştiği ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı savunulmuş ise de davalının, uzun süredir piyasada bilinen ve geniş alanda gerçekleşen, davacı tarafça bilinmesi gereken bir kullanımda bulunduğunu ispat edemediği, bilirkişi raporunun ibrazından sonra dahi bu hususta dosyaya delil sunmadığı,

bu durumda davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığından bahsedilemeyeceği, mahkemece tespit edilen maddi tazminatın BK'nın 50/2. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.331,06 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3688, K. 2020/2365, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3688
Karar No
2020/2365
Tarih
4 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/3690 K.2020/2404
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3694 K.2020/2299
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3695 K.2020/2055
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3699 K.2020/2247
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3700 K.2020/2187
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/3700 K.2020/3139

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.