İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3746 K.2020/2206

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/03/2018 tarih ve 2017/93 E- 2018/120 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2019/3746Karar2020/2206Tarih2 Mart 2020Okuma7 dk · 1.306 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/3746 E., 2020/2206 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.306 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/03/2018 tarih ve 2017/93 E- 2018/120 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1228 E- 2019/800 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili ile davalı ... tarafından 1996 yılında kurulduğunu, % 50 oranında pay sahibi olan her iki ortağın müdür sıfatıyla münferiden davalı şirketi temsil ve imzaya yetkili olduğunu, davalı ...'in temsil ve yönetim yetkisini kötüye kullanarak davalı şirketin menfaatlerini zedelediğini, şirket amacına zarar veren işlemler gerçekleştirdiğini, davalı ...'in 2012 yılında davalı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren Turbotek..Ltd.

Şti.'ni kurduğunu ve yetkili müdürü olduğunu, davalının "GTSA" markası adı altında bastırmış olduğu ürün kataloglarında gerçeğe ve rekabet yasağı yükümlülüklerine aykırı şekilde kötü niyetli olarak kendi faaliyetlerini "Geçgel Grup" adı altında piyasaya sürdüğünü ve burada da Turbotek Şirketi ile davalı ... Makine Şirketini ilişkilendirerek davalı ...

Makine Şirketi'ne ait markaları kendi menfaatlerine kullandığını, davalının hukuka aykırı eylem ve işlemleri sebebiyle talep üzerine Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2017 tarih 2017/184 esas, 2017/186 karar sayılı D.İş kararı ile davalı ...'in yönetim ve temsil yetkilerinin tedbiren askıya alındığını, değeri milyonları bulan ve davalı şirketin piyasaya sunduğu ve mal ve hizmetlerle özdeşleşen "GTS GEÇGEL" markasının davalı ... tarafından 500,00 TL bedelle noter işlemiyle 06.11.2016 tarihinde Turbotek Şirketine devredildiğini,

yapılan bu devrin geçersizliğinin tespiti ile tescilinin iptali için davalılar aleyhinde Konya Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 2017/48 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davalı şirket müdürü olan diğer davalı ...'in şirketin banka hesaplarından parayı şirket kasasına çekiyormuş gibi işlem yapıp, aldığı paraları kendi şahsi işleri ve ortak olduğu Turbotek Şirketinin ticari işleri için kullandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6102 sayılı TTK'nun 636/f.3 hükmü uyarınca davalı şirketin ortakları arasındaki ilişkinin

devam ettirilmesinin olanaksızlığı olgusu doğrultusunda öncelikle resen (ex officio) duruma uygun düşen bir çözüm oluşturulmasını, davalı ...'in ortaklıktan çıkarılmasını yahut başka bir çözüme karar verilmesini, aksi halde son çare olarak davalı şirketin feshini ve tasfiyesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin tedbir süresince şirket ile ilgili işlem yapma yetkisinin bulunmamasına rağmen ödemeleri kendi kredi kartından yaptığını, davacının 15 günlük süreç içerisinde tedbiren de olsa tek başına yetkili olmasının şirkete büyük zararlar verdiğini, şirketin menfaatleri açısından en iyi çözümün davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi olduğunu, Geçgel Ltd.

Şti'nin iştigal konusunun fren cırcırı ve fren ekipmanları üretimi olup, Turbotek Ltd.

Şti.'nin faaliyet alanının amortisör imalatı olduğunu, her iki şirketin üretim konularının tamamen farklı olduğunu, GTSA markasının Turbotek Şirketine ait olduğunu, davacının müvekkilinden önce davalı şirketle aynı unvana sahip Geçgel Metal...Ltd.Şti.’ni kurduğunu, rekabet yasağını ihlal edenin davacı olduğunu, aynı alanda faal olduklarını, anılan dava dışı şirkette üretim makinalarının davalı şirketten alındığını, üretilen ürünlerinden satılamayınca davalı şirkete fatura edilip şirketin zarara uğratıldığını, bağlılık yükümlülüğünün davacı tarafından ihlal edildiğini, marka devrinden tarafların haberdar olduğunu,

Turbotek Şirketinin müvekkilini mali açıdan desteklediğini, davacının şirket imkanlarını şahsı ve kurduğu şirket lehine kullandığını savunarak şirketi temsil ve ilzam yetkisinin HMK 394 vd maddeleri gereğince müvekkili ...'e verilmesini, şirketin iş ve işlemlerinin takibi, yönetimi ve bu davadaki hukuki haklarının muhafazası ve temsili için mahkemece duruma uygun bir karar verilmesini, davacının aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumetten reddini, davacı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasını istemiştir.

Davalı ... Makine. Ltd.

Şti. vekili; davacının davalı ...'in ortaklıktan çıkarılmasını talep etme gibi bir yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin de buna muvafakatinin olmadığını, davalı ...'in basiretli bir tacir olduğunu, şirketin gelişimi için elinden geleni yaptığını, her iki şirketin farklı üretim yaptığını, Turbotek Şirketi tarafından müvekkili yararına işlemler yapıldığını, GTSA markasının Turbotek Şirketi tarafından kullanılan ve GTS Geçgel markasından farklı olduğunu, markalardaki kullanımın davacının bilgisi dahinde olduğunu, davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini ve zarara uğrattığını, yeni şirket kurup müvekkilinin zararına hareket ettiğini,

davacı tarafça yeni kurulan şirketin aynı unvanı taşıdığını, davacının ortağı olduğu şirket ile yeni kurduğu şirketin aynı alanda üretim yapmasını sağlayacak olan makineleri kendi şirketine ucuz bir şekilde sattığını ve şirketten götürdüğünü, davacının aynı konuda üretim yapmanın yanında piyasada satamadığı ürünleri müvekkiline fatura ederek zarara uğrattığını, müvekkilinin feshini gerektirir durumun bulunmadığını savunarak TTK'nın 638/2 madde ve fıkrası gereğince davacının şirketi temsil yetkilerinin dava süresince dondurulmasını,

şirketin feshi en son çare olarak başvurulacak yol olacağından TTK 636/3 madde ve fıkrası gereğince davacının şirket ortaklığından çıkarılmasını istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; şirket ortaklarından davacının Geçgel Metal. Ltd. Şti. unvanı ile davalının Turbotek Otomotiv İnşaat Ltd.

Şti. unvanı ile şirket kurdukları ve faaliyetlerini bu şirketler üzerinden devam ettirmek istedikleri, keşiften sonra ortaklar arasında tanzim edilen 21.10.2017 tarihli protokol ve taraflar arasında görülmekte olan 2017/297 esas sayılı dosyasında 23.01.2018 tarihinde icra edilen keşif sırasında şirketin faaliyetinin durdurulduğu, protokolde belirtilen şekilde makine ve teçhizatların paketlendiği, her ortağın kendi hissesine düşen makineleri sahiplendikleri, sadece davalının dökümhane olarak tabir edilen kısmını fiilen kullandığı,

şirketin fiilen tasfiye edilmekte olduğu ve şirket ortakları arasında şirket ortaklığının sürdürülmesinin mümkün olmadığı iradesinin ortaya çıktığı, davacı vekilinin terditli birinci talebi olan davalı ...'in şirketin ortaklığından çıkarılması veyahut uygulanabilir bir çözüm şekli belirlenmesi suretiyle muarazanın giderilip davacı ...'ın şirket faaliyetini tek başına sürdürmesi şeklindeki talebinin gerçekleşmesi imkanının kalmadığı,

yapılan protokol doğrultusunda şirket mal varlığının paylaşılması halinde şirketin faaliyetinin devam etmesinde ülke ekonomisine bir katkısının olmayacağı ve şirket ortaklarının faydalanması imkanının da kalmadığı gerekçesiyle davacı tarafın terditli birinci talebinin reddine, davalı şirketin feshine yönelik talebinin kabulüyle davalı şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalılar vekillerinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 6100 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında ortaklık ilişkisinin devamının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...’in ortaklıktan çıkarılması bu mümkün olmazsa haklı sebeple limitet şirketin feshi istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, anılan karara karşı davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dava, 6102 sayılı TTK’nın 636/3 maddesinde gösterilen şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiye davası olarak nitelendirilip, yargılama sırasında taraflarca ibraz edilen davalı şirketin fiili tasfiyesine ilişkin protokol nazara alınarak, her iki davalı yönünden davanın kabulüyle davalı şirketin feshine karar verilmiştir.

Ancak şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davalarda husumetin feshi istenen şirkete yöneltilmesi gerekmekte olup bu tür davalarda ayrıca ortaklara husumet yöneltilmesi mümkün değildir ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Ayrıca davacı, fesih talebi öncesinde davalı ...’in ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiş ise de.

6102 sayılı TTK’nın 640. maddesi uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin davalarda öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması şartıyla aktif dava ehliyeti şirkete ait olup şirket ortaklarının bu tür davalarda aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.

Bu durumda, davalı şirket aleyhine açılan fesih ve tasfiyeye ilişkin davada, davalı ortak ...’e husumet yöneltilemeyeceği, anılan davalı ortağın çıkarılmasına ilişkin davada ise yukarıda anılan kanuni düzenlemeler kapsamında davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı nazara alınarak eskisi gibi sadece davalı şirket yönünden açılan davada fesih ve tasfiyeye karar verilip davalı ... yönünden açılan davanın,

yukarıda anılan her iki gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince her iki davalı yönünden verilen davanın kabulüne dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3746, K. 2020/2206, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3746
Karar No
2020/2206
Tarih
2 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3746 K.2020/2298
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3749 K.2020/2196
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3750 K.2020/1448
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/3751 K.2020/2363
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/3751 K.2020/2296
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3752 K.2020/1447

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.