KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/3879 E., 2020/1985 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/01/2019 tarih ve 2018/250-2019/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Değirmen San. ve Tic. A.Ş.'nin Türkiye'den İsrail'e ihraç ettiği rotasyon şablon emtiasını nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığını, sigortalı emtiaların varma yerinde yapılan kontrollerinde hasar gördüğünün anlaşıldığını, bu durumun teslim ordinosunda belirtilerek taşıyana bildirilip tutanak altına alındığını, hasar gören emtialara karşılık sigortalıya ödemede bulunulup ibraname alındığını, alacağın tahsili amacıyla yapılan takibin, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle durduğunu, ileri sürerek Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/16918 esas sayılı dosyasında yapılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, sigortalıya ait yükün davalı tarafından hava yoluyla yurt dışına taşıma işinin yapıldığı, taşıma sırasında yükte hasar bulunduğunun usulüne uygun şekilde belirlendiği, yükün taşıyıcıya sağlam olarak teslim edilmesi ve varma yerinde ayıp belirlenmiş olması karşısında hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulünün gerekeceği, esasen taşıyıcının teslim aldığı yükü varma yerinde hasarsız şekilde alıcıya teslim ettiğini kanıtlamasının gerektiği,
bu hususta bir kanıt sunulmadığı gibi yükte hasar bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı UPS Air Kargo'ya izafeten UPS SCS Uluslararası Nakliyat Şirketine yönelik davanın kabulüne, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminat talebinin reddine, acenteye karşı doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle de UPS SCS Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti’ne karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, havayoluyla yük taşınması sırasında meydana gelen hasar nedeniyle rucuen alacak istemine ilişkin olup, davalı UPS Air Cargo'ya izafeten acente olan UPS SCS Uluslararası Nakliyat Ltd.Şti.'ne yönelik davanın kabulüne, davalı UPS SCS Uluslararası Nakliyat Ltd.Şti.'ye yönelik davanın ise husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı UPS SCS Uluslararası Nakliyat Ltd.Şti.’ye yönelik dava reddedildiğine göre, anılan davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3879, K. 2020/1985, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama