KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2019/4334 E., 2021/3864 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2017 tarih ve 2016/271 E. - 2017/772 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.06.2019 tarih ve 2018/617 E. - 2019/1232 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,
duruşma için belirlenen 20.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı Mebak Makine Elektrik Bakım Onarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni 2002 yılında kurduklarını, şirketin ortağı ve müdürü olduklarını, şirketin kuruluş tarihinde evli olan tarafların 2011 yılında fiilen ayrı yaşamaya başlayıp 2013 yılında boşandıklarını, davalının 2009 yılında ortak ve müdürü olduğu Mebak Çit Sistemleri Mim. Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ni kurduğunu, davalının şirketi tek başına yönetip davacıya bilgi vermediğini, ortaklık hak ve alacaklarından mahrum bıraktığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/55 D.
İş sayılı dosyasında davalının haksız müdahalesinin de şirkete zarar verdiğinin tespit edildiğini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/255 Esasında şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalının müdürlükten azli için açılan davanın görülmekte olduğunu, davalının şirketin ticari defterlerini ihtarnameye rağmen ibraz etmediğini, davalının müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL'nin haksız eylem tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak Mebak Mak.
Elk. Bakım Onarım İnş. Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava dışı Mebak Mak. Ltd. Şti.'nin davacı ve davalı olmak üzere iki ortaklı ve her iki ortağın da münferit ve müşterek olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili şirket olduğu, davalının ayrıca Mebak Çit Sis. ... Ltd. Şti.'nin tek ortağı olduğu, ortaklığın kuruluş aşamasında evli olan tarafların 2013 yılında boşandıkları, dava dışı Mebak Makine ... Ltd. Şti. ve Mebak Çit Sis. ... Ltd.
Şti.'nin aynı adreste faaliyet sürdürdükleri, şirketin tüm iş ve işlemlerinin davalı tarafından yürütüldüğü, tarafların fiilen ayrılmalarından sonraki tarihlerde şirket cirosunun düştüğü, öz sermayesinin kaybedildiği, şirket kayıtlarında Ado Çimento A.Ş.'den alacak olarak kayıtlı 1.013.933,47 TL'nin davalının ceza soruşturması sırasındaki ifadesinde de belirttiği üzere tahsilatının yapıldığı, şirket kayıtlarındaki alacağın gerçek bir alacağı yansıtmadığı, dolayısıyla bu tutarın davalının uhdesinde olduğu, şirketin bu miktar kadar zararının gerçekleştiği gerekçesi ile,
taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince.
6100 sayılı HMK'nın 184. maddesinde tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller incelendikten sonra duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verileceği sonrasında tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı görülürse tahkikatın bittiğinin taraflara tefhim edileceği, 186. madde de mahkemenin tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için taraflara ayrı bir duruşma gün ve saatinin bildirileceği düzenlenmiş olup,
İlk Derece Mahkemesi tarafından tahkikatın bittiği taraflara bildirilmeden ve sözlü yargılama için duruşma günü verilmeden karar verildiği gerekçesiyle davalı vekilinin sözlü yargılama için duruşma günü verilmediğine ilişkin istinaf başvuru sebebinin yerinde olduğu,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun ileri sürülen istinaf başvuru sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemesi sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 356/1. maddesi uyarınca duruşma açılarak esastan kabulü ile davanın kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ileri sürülen istinaf başvuru sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemesi sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2017 tarih, 2016/271 Esas, 2017/772 Karar sayılı kararın kaldırılmasına,
davacının davasının kabulüne, 500.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak Mebak Makine Elektrik Bakım Onarım İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hukuk hakiminin ceza mahkemesince tespit edilen ve hükümlülüğe esas alınan maddi olgularla bağlı olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece davalı müdürün dava dışı şirket alacaklısından parayı tahsil ettiği ve kendi yararına sarf ettiği kabul edildiğine göre mahkemece davalıdan alınarak müdürü bulunduğu dava dışı Mebak Makine Elektrik Bakım Onarım İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilen tazminat miktarına haksız fiil tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamış davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4334, K. 2021/3864, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama